Baharın Güzelliği ve Kalbimizin Çiçekleri
Sevgili çocuklar;
Bahar mevsimi geldiğinde çevremizin birdenbire değiştiğini fark ettiniz mi? Ağaçlar yeşerir, çiçekler rengârenk açar, kuşlar cıvıl cıvıl ötüşmeye başlar. Sanki bütün dünya yeniden uyanır. İşte bu güzel değişim, bizlere çok önemli bir gerçeği hatırlatır: Bu koca âlemi yaratan Allah, her şeye yeniden hayat vermeye gücü yetendir.
Kışın kupkuru görünen ağaçların baharda tekrar canlanması, aslında Allah’ın ne kadar merhametli ve kudretli olduğunu gösterir. Toprağın altında sessizce bekleyen küçücük bir tohumun kocaman bir çiçeğe dönüşmesi sizce de harika değil mi? İşte bu mucizeyi her yıl bize gösteren Allah, bizleri sever ve bizden güzel davranışlar yapmamızı ister.
Bahar aynı zamanda iyilikleri çoğaltmak için çok güzel bir zamandır. Arkadaşlarımıza yardım etmek, ailemize daha çok destek olmak, hayvanlara ve bitkilere iyi davranmak bu mevsimde daha da anlamlıdır. Bir çiçeği koparmak yerine onu sulamak, bir hayvanı korkutmak yerine onu beslemek, kalbimizi güzelleştirir.
Unutmayın çocuklar, nasıl ki doğa baharda yeniden canlanıyorsa, biz de kalbimizi güzelleştirebiliriz. Daha çok dua edebilir, şükredebilir ve iyilik yapabiliriz. Çünkü Allah, iyi kalpli ve güzel davranan çocukları çok sever.
Sevgili çocuklar, bahar bize aynı zamanda paylaşmayı da öğretir. Nasıl ki güneş ışığını herkese eşit verir, yağmur bütün toprakları sularsa; biz de oyuncaklarımızı, sevgimizi ve mutluluğumuzu arkadaşlarımızla paylaşmalıyız. Bir arkadaşınızı sevindirmek, birine güzel bir söz söylemek ya da küçük bir iyilik yapmak, kalbinizde açan en güzel çiçeklerdir. Unutmayın, paylaştıkça çoğalan en güzel şey sevgidir.
Haydi, bu bahar, sadece çiçekleri değil; kalbimizi de güzelleştirelim!
Editör
Yazar
“Iğdır Türkiye'nin doğu sınırında, tarih ve doğanın iç içe geçtiği, keşfedilmeyi bekleyen gizli bir cennet. Bu büyüleyici şehir, zengin tarihi mirası, doğal güzellikleri ve eşsiz kültürel zenginliği i...
Yazar: Editör
Şehzade Beyazid, 1360 yılında Bursa’da hayata gözlerini açtı. Annesi Gülçiçek Hatun’du. Çocukluğu, Bursa Sarayı’nda geçti. Kardeşleri Yakup ve Savcı ile birlikte oynuyor, sarayın altını üstüne getiriy...
Yazar: İsmail ÇOLAK
El-Bekâ, "bir şeyin ilk hâli üzere olduğu gibi durması" olup yok olmanın zıddıdır. Bâkî, iki çeşittir: Birisi, kendiliğinden bâkîdir ve varlığı belli bir süreye bağlı olmayandır. İşte o, "hüve'l-bâkî"...
Yazar: Editör
El-Bedî: Eşyayı Önceden Geçmiş Bir Örneği Olmadan Îcâd ve İnşâ Edenİş yapmak, ilk olmak, örneği ve benzeri bulunmayan bir sanatı meydana getirmek gibi anlamlara gelen, eşsiz ve benzersiz anlamındaki i...
Yazar: Editör