ANNE VE HÜZÜN
Göğe bulut ağdı¸ gönlüme hüzün Dağlara sis çöktü ovaya duman Annem neyi varsa toplayıp gitti Ardından bakarken kör oldu gözüm Ayrık otu gibi yayılan hüzün Türkü olur yanar dudaklarımda Kırda açıp kelebeği bekleyen Koparılan çiçek kadar öksüzüm Zaman yere göğe ölüm saçıyor Ondan gül sürgünü güzün açıyor Yetimliğin yaşı yokmuş anladım Ölüm her kapıyı hazin açıyor Anneymiş dünyayı yaşanır kılan Eşya kıymetini ona borçluymuş O yoksa gördüğün gök mavi değil Onun şefkatiymiş gayrisi yalan Her esen rüzgârla çoğalır hüzün Dalga dalga yeryüzüne yayılır Kirpiğime eşlik eder gözyaşım Anneden gelirmiş kıymeti sözün Ölüm meleğiyle gelen sessizlik Ateşe¸ havaya¸ toprağa yansır Artık göğe ağan buluttaki sır Sır değil¸ faş olan¸ bir kimsesizlik Hasret yoksa gönül dağlar aşamaz Sararan yaprağı dalı taşımaz Kahreder bülbülü bağın bozumu Gamı kasaveti kanat taşımaz İki nefes arasından sıyırıp Çekip kurtarınca kendini annem Arkasından geleceğim biliyor Beni beklemekte Ukba’ya varıp
Mehmet GÖZÜKARA
Yazar
Sultan I. Ahmed, 18 Nisan 1590 günü Manisa’da doğdu. Babası Sultan III. Mehmed, annesi Handan Sultan’dır. Çok mükemmel bir tahsil gördü. Arapça ve Farsçayı mükemmel derecede konuşurdu. Ok atmak, kılıç...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
Ramazan ayının kalan yarısını idrak ederken, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ni ve Ramazan’ın bitimiyle de bayramı yaşayacağız inşaallah. Bu mübarek günler, hayırların tavsiye edildiği ve mü’minle...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Her ilim dalı ‘hoca-talebe’ münasebetinin zorunlu olduğu süreçlere şahitlik eder. Örneğin bir ustanın dizinin dibine oturmadan usta bir marangoz olunmayacağı gibi bir kimsenin alanında uzman bir hocan...
Yazar: Fatih ÇINAR