AHMED-İ BİCAN HAZRETLERİ (K.S.)’NİN TALEBELERİNE ÖĞÜTLERİ
Talebelerine bir sohbet esnasında buyurdu ki: “Allahu Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de mealen buyurdu ki: ‘Ey iman edenler! Din uğrundaki eziyetlere sabredin ve düşmanlarınızla olan savaşlarda üstün gelmek için sabır yarışı yapın. Sınır boylarında cihad için nöbet bekleşin. Ve Allah’tan korkun ki felah bulasınız.’ (3/Âl-i İmran, 200.) Sabrediniz buyurması belalara sabretmeye işarettir. Bu halk yani avam içindir. Nöbet bekleşin buyurması günah işlemeyi terk etmeye işarettir. Bu havas içindir. Sabır yarışı yapınız buyurması ibadet yapmaya katlanmaya işarettir. Bu da seçilmişlerin seçilmişlerine mahsustur. Bunun için kişinin rahatlığı yakînde, şerefi tevazuda, saadeti, kurtuluşu İslâm’dadır. İsmeti, günahsız olması Allahu Teâlâ’ya güvenmekte. Akıllılığı dilde, gayreti dünyayı terk etmektedir. Helaki günah işlemeye cüret etmekte, pişmanlığı uyumakta, kötü yönü cehalettedir. Saadeti ilimdedir, olgunluğu aşktadır. Güzel yaşaması sabırdadır. Sabır, halkın içinde nefsanî istekleri terk etmek, yapmamaktır. Eğer dünyanın bütün belaları onun üzerine gelse ‘âh’ bile demeyen, vefadan, cefadan, acıdan, zenginlikten ve her çeşit nimetten dolayı değişmeyen, mağrur olmayan ve bunlar karşısında hep aynı kalan kimse sabırlıdır. Bilakis o, kendini belâ mancınığına kor ve kaza denizine atar. Sonundan hiç endişe etmez, vesselam.”
somuncueditor
Yazar
1680’de doğan Sâliha Sultan, II. Mustafa’nın eşi, I. Mahmud’un annesidir. Hanım sultanlar içerisinde geçmişi en dramatik, saraya alınmasından sonrası itibariyle de en imrenilecek hayat hikâyesine sahi...
Yazar: Zühal ÇOLAK
Kitabın adı: Gençlerle Baş Başa Yazarı: Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil Yayınevi: Yağmur Yayınevi Yayın yeri ve yılı: İstanbul/2017 Sayfa sayısı: 80 Yaş aralığı: 14 İşlenen konular: ...
Yazar: Sait ÖZER
İslâm ordusu Mekke’yi fethetmiş, Rasûlullah’ın engin şefkati ve müsamahası yine kendini göstermiş, kılıçlarını terk edip Kâbe’ye sığınanlara eman verilmişti. Fetih gününün gecesi Müslümanlar, yıllarda...
Yazar: somuncueditor
“Hoşgörü’, diğer bir ifadeyle ‘müsamaha’, sevgi temeline dayanan ahlakî bir erdemdir. Hoş görmek; kolaylık göstermek, iyi karşılamak, ayıplamamak, hatayı görmezden gelmek, kırıcı ve aşağılayıcı olmama...
Yazar: Cansever DOKUZ