Ağaçlar
Babaannesi ile Neşe bahçeye çiçek tohumları ekmişlerdi. Neşe toprağı inceliyor, üzerinde bir yeşillik göremeyince üzülüyordu. Ekilen tohumlar hiç filizlenmeyecek gibi bir izlenime kapılmıştı. Babaannesine;
- Daha filizlenmediler bile. Bu çiçekler ne zaman büyüyecekler?
- Sabırlı ol Neşe. Daha tohumları ekeli az bir zaman oldu. Hele on gün daha geçsin, gün yüzüne çıkıp bizlere gülümseyecekler.
- On gün uzun bir süre.
- Uzun değil Neşe. Çiçek ve sebze tohumları genelde bu süre içinde filizlenir. Bu konuyla ilgili sana bir hikâye anlatmamı ister misin?
- İsterim.
- Çin’de bir adamın çok güzel ağaçları varmış. Oradan geçen biri bu ağaçların güzelliğine, boyuna hayran olmuş. Arayıp sahibini bulmuş. “Bana bu ağaçların tohumlarından satar mısınız?” demiş. Ağaçların sahibi;
- Size tohumlardan veririm. Yalnız bu ağaçları büyütmek için üç şey şart. Birincisi tohum ve toprak, ikincisi emek; gübreleyip, sulayacaksınız. Üçüncüsü ise sabır.
- Hepsi bende mevcut.
Yolcu böyle diyerek tohumları almış. Tarlasına ekmiş. O sene gübreleyip sulamış. Tohumlar filizlenmemiş. İkinci sene yine toprağı sulayıp gübrelemiş. Yine toprağın üstünde istediği filizleri görememiş. Üçüncü, dördüncü ve beşinci senede bu işlemlere devam etmiş. Yine toprakta bir değişiklik yokmuş. Öfkeli bir şekilde ağaçların sahibini bulup, “Tohumlar filizlenmedi, beni kandırdınız.” demiş.
Ağaçların sahibi;
- Diktiğin tohumlar bambu ağacının tohumlarıdır. Bambu ağacı 5 yılda filizlenir, filizlendikten sonra altı haftada 30 metre boya ulaşır.
- Ya!
- Size bu ağaçları yetiştirmek için tohum, emek ve sabır gerekiyor demiştim.Şimdi evinize dönün ve sene sonuna kadar sabredin.
Yabancı evine dönmüş. Beşinci senenin sonuna doğru filizleri toprağın üstünde görünce heyecanlanmış. Filizler üç ayda kocaman ağaçlara dönüşmüşler. Kendi aralarında fısıldaşıyorlarmış, “İyi ki sahibimiz bizi senelerce sabırla sulamaktan ve gübrelemekten vazgeçmedi, yoksa büyüyemezdik. Şimdi onun en yakın arkadaşı olacağız.” diye. Şimdi bizde çiçek arkadaşlarımızın büyümesi için elimizden geleni yapalım mı Neşe?
- Evet!
Emine Yılmaz DERECİ
Yazar
Greyfurt, kocaman, yuvarlak ve mis kokulu bir turunçgildir. Portakala benzer ama tadı biraz daha ekşi ve hafif acıdır. Rengi genellikle turuncu ile pembe arasında olur ve içi sulu sulu parçacıklarla d...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
Bu dünyada bir nesneyeYanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlereGök ekini biçmiş gibi Yunus EmreBu yazıda “genç denilebilecek yaşta, daha elli yaşına bile gelmeden, hayatlarının en verimli çağın...
Yazar: Sırrı ER
Kar taneleri dört bir yanı beyaza boyuyordu. Kara kış yüzünü açıktan açığa göstermeye başlamıştı. Etrafta büyük bir sessizlik vardı. İki kuş gün boyu yiyecek aramışlar fakat bulamamışlardı. Bir evin s...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Selim Alp ile Kerim, yaz tatilinde bakmak ve sevmek için dedelerinden ördek yavrusu istemişlerdi. Dedeleri, çocukların bu isteğini geri çevirmedi ve bir gün, “Haydi çocuklar, ördeklerinizi almaya gidi...
Yazar: Erbay KÜCET