Sabrın Sonu Selamettir-2
Sevgili arkadaşlar, büyük hedeflere ulaşmak için emek gerekir, sabır gerekir, gayret gerekir. Karşılaştığımız engelleri aşmak için güçlü bir irade gerekir.
Geçmişten ders alarak geleceğimizi şekillendirmeliyiz. Büyüklerimizin tavsiye ve nasihatlerine kulak vermeliyiz.
Uzak diyarlarda küçük bir köy varmış. Bu köyde, ailesiyle birlikte yaşayan genç bir delikanlı olan Ahmet yaşarmış. İyi kalpli ve çalışkan bir gençmiş ancak sabır konusunda pek zayıfmış.
Bir gün, Ahmet tarlada çalışırken yanına bilge bir derviş yaklaşmış. Derviş, yüzünde huzurlu bir tebessümle sormuş;
“Evlat, neden bu kadar telaşlı görünüyorsun?“
Ahmet içini çekerek cevap vermiş; “Ürünlerim bir türlü istediğim gibi olmuyor. Ne kadar emek versem de hemen sonuç alamıyorum. Sabretmekte zorlanıyorum.“
Derviş gülümsemiş ve demiş ki; “Sabır, imanımızın anahtarıdır, Ahmet. Allah sabredenlerle beraberdir. Gel, seninle bir sabır yolculuğuna çıkalım. Belki bu yolculuk sana sabrı öğretir.“
Ahmet biraz tereddüt etmiş ama sonunda kabul etmiş. Beraber yola koyulmuşlar. Yürürken derviş bir ağacın altında durmuş ve demiş ki;
“Bu ağaca bak, Ahmet. Kocaman ve güçlü görünüyor, değil mi?“
“Evet, gerçekten de öyle,” demiş Ahmet.
Derviş devam etmiş; “Ama bu ağaç bir günde bu hale gelmedi. Yıllar boyunca büyüdü, fırtınalara direndi, güneşe ve yağmura maruz kaldı. Sabırla büyüdü ve sonunda bu hale geldi.“
Ahmet düşünceli bir şekilde başını sallamış. Yolculukları devam ederken bir nehrin kenarına gelmişler. Nehirde bir taşın üzerine su damlaları düşüyor ve taşta küçük bir oyuk oluşturuyormuş.
Derviş sormuş; “Sence su, taşa nasıl şekil veriyor?“
Ahmet cevaplamış; “Sürekli damlayarak, zamanla taşı aşındırıyor.“
“Doğru.” demiş derviş. “Su, yumuşak olmasına rağmen sabırla ve süreklilikle sert taşı bile şekillendiriyor. İşte sabır da böyledir. Zorluklar karşısında sabır gösterirsek, en sert engelleri bile aşabiliriz.“
Ahmet, dervişin sözlerinden etkilenmeye başlamış. “Peki, ama sabrı nasıl öğrenebilirim?” diye sormuş.
Derviş gülümsemiş; “Dua et ve Allah’a güven. Her şeyin bir vakti vardır. Sen elinden geleni yap, gerisini Allah’a bırak. Unutma, ‘Sabreden derviş muradına ermiş’ derler.“
Ahmet derin bir nefes almış ve içindeki huzursuzluğun azaldığını hissetmiş. “Size teşekkür ederim, öğütleriniz bana çok şey kattı.” demiş.
Köyüne döndüğünde artık daha sabırlı bir insan olmuş. Tarlasında çalışmaya devam etmiş, ancak bu sefer hemen sonuç beklemek yerine elinden geleni yapıp Allah’a tevekkül etmiş. Zamanla emeklerinin karşılığını almış ve bolluk içinde yaşamaya başlamış.
Bir gün derviş yeniden köye geldiğinde, Ahmet ona koşarak gitmiş; “Sayenizde sabrı öğrendim ve hayatım değişti. Allah sizden razı olsun!“
Derviş tebessüm ederek cevap vermiş; “Asıl senin gayretin ve sabrın seni bu noktaya getirdi. Unutma, sabır sadece beklemek değil, aynı zamanda zorluklar karşısında direnç göstermektir.“
Ve böylece Ahmet sabır yolculuğu boyunca sabrın ve tevekkülün önemini anlayarak mutlu bir hayat sürmüş. Köydeki diğer insanlara da bu değerleri öğreterek herkesin hayatına dokunmuş.
Kalın sağlıcakla...
Esra Elif ŞAHİN
Yazar
Sevgili arkadaşlar, insan akıl sahibi, düşünebilen ve öğrenme kabiliyetine sahip bir varlıktır. Öğrenmek insan için vazgeçilmez ve zaruri bir ihtiyaçtır. Ekmek gibi... Su gibi... Hava gibi....
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Bir elin nesi var, iki elin sesi var demiş atalarımız. Bir elimizle yapabileceğimiz şeyler sınırlı iken iki elimizle birçok şeyi başarabiliriz. Yalnızken başaramadığımız birçok faaliyeti de birl...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
İnsan bir yolcudur, uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmış bir yolcu...Dünya pazarında heybesini güzelliklerle, kullukla doldurup 'sonsuz huzura' kavuşmaya çalışan bir yolcu...Yol vardır, sonunda gül bahç...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Sevgili arkadaşlar, insanı insan yapan, hem Yüce Allah katında hem de diğer canlılar katında değerli kılan davranışların başında merhamet duygusu gelir.Merhamet, insanların sadece kendi çıkarlarını de...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN