24 KASIM CEMRESİ
Hava soğuk¸ toprak soğuk¸ taş soğuk¸ Beyaz bir tüy gibi kar taneleri… Isınmıyor ellerimiz¸ kış soğuk¸ Gerçek soğuk¸ hayâl soğuk¸ düş soğuk¸ Sevgi ile kaynamayan aş soğuk¸ Kuruyan gözlerde donan yaş soğuk; Yetişin cemreler¸ kor taneleri; Serpildi karlara nar taneleri¸ Onlar anaların bir taneleri… Sokak soğuk¸ bahçe soğuk¸ gül donmuş¸ Gönülleri ısıtacak öz sizin… Gözüm üşür¸ penceremde tül donmuş¸ Özüm üşür¸ ocaklarda kül donmuş¸ Sözüm üşür¸ damağımda dil donmuş; Susmayınız öğretmenim söz sizin¸ Sevgileri tutuşturan köz sizin… Öğretmenim¸ sen düşünce gönlüme; Kar sandım¸ alnıma kuş sesi düştü… Seni ilk gördüğüm sabah ömrüme Yirmi Dört Kasım’ın cemresi düştü…
Sadettin KAPLAN
Yazar
Her ilim dalı ‘hoca-talebe’ münasebetinin zorunlu olduğu süreçlere şahitlik eder. Örneğin bir ustanın dizinin dibine oturmadan usta bir marangoz olunmayacağı gibi bir kimsenin alanında uzman bir hocan...
Yazar: Fatih ÇINAR
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
Osmanlı padişahlarının onuncusu, 89. İslâm halifesi olan ve “Muhteşem Süleyman” olarak anılan Kanûnî Sultan Süleyman 1494 (bir rivayete göre ise 1495)’te, babası Yavuz Sultan Selim’in sancakbeyi (vali...
Yazar: M.Nihat MALKOÇ
Dinî-tasavvufî eserlerde Hz. Peygamber (s.a.v.)’in beden özelliklerini ve manevî şahsiyetini ifade için çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Bunlardan Nûr-ı Muhammedî veya Hakîkat-i Muhammediye konulu e...
Yazar: Musa TEKTAŞ