24 KASIM CEMRESİ
Hava soğuk¸ toprak soğuk¸ taş soğuk¸ Beyaz bir tüy gibi kar taneleri… Isınmıyor ellerimiz¸ kış soğuk¸ Gerçek soğuk¸ hayâl soğuk¸ düş soğuk¸ Sevgi ile kaynamayan aş soğuk¸ Kuruyan gözlerde donan yaş soğuk; Yetişin cemreler¸ kor taneleri; Serpildi karlara nar taneleri¸ Onlar anaların bir taneleri… Sokak soğuk¸ bahçe soğuk¸ gül donmuş¸ Gönülleri ısıtacak öz sizin… Gözüm üşür¸ penceremde tül donmuş¸ Özüm üşür¸ ocaklarda kül donmuş¸ Sözüm üşür¸ damağımda dil donmuş; Susmayınız öğretmenim söz sizin¸ Sevgileri tutuşturan köz sizin… Öğretmenim¸ sen düşünce gönlüme; Kar sandım¸ alnıma kuş sesi düştü… Seni ilk gördüğüm sabah ömrüme Yirmi Dört Kasım’ın cemresi düştü…
Sadettin KAPLAN
YazarTonton tavşan yavrularını gezdiriyordu. Onlara ormanı tanıtmaya çalışıyordu. - Yavrularım, ağaçlara, yapraklara, otlara bakın ne güzel. Kelebekler uçuşuyor dört yanda. Pamuk: - Evet. Kır çiçe...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
“Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” mefhumu, insanlara genel manada güzellikleri telkin eder. Yaratılmışların en şereflisi olan insan elbette ki, “ahsen-i takvim” olduğu için fıtrî olarak da, cismî o...
Yazar: Musa TEKTAŞ
Şeyh Abdurrahman Erzincanî’nin soyu, Orta Asya’dan gelerek Erzincan’a yerleşmiştir. Evlâd-ı Rasûl’den ve Yıldırım Bâyezîd devri meşayihlerindendir. Zamanının gerekli ilimlerini memleketi olan Erzincan...
Yazar: Resul KESENCELİ
Her ilim dalı ‘hoca-talebe’ münasebetinin zorunlu olduğu süreçlere şahitlik eder. Örneğin bir ustanın dizinin dibine oturmadan usta bir marangoz olunmayacağı gibi bir kimsenin alanında uzman bir hocan...
Yazar: Fatih ÇINAR