Başkent Ankara
Ankara’da doğdum ben. Sokaklarında oyunlar oynadım arkadaşlarımla yaz boyunca. Kışın kardan adam yaptık bizim arka bahçede. Yürüyerek gidip geldim okula.Denizimiz yok. O yüzden, buralarda yosun kokusu, rüzgârın kokusuna karışmaz. Sarı sarı çiğdemlerimiz açar bizim. Banklara oturup usul usul yüzen kuğuları seyredip hayallere daldığımız Kuğulu Parkımız, Tunalı Hilmi semtindedir.
Mogan’ımız, Eymir’imiz, Göksu’yumuz var bizim. Göle paralel olarak sıralanan kafelerde sıcacık çayımızı yudumlarken mavi sulara dalıp hayaller kurarız. Serçeleri, güvercinleri ekmek kırıntılarıyla besleriz. Oltamızı atıp balık bekleriz.Ayran içmeye, dondurma yemeye Çiftlik’e gideriz. Çocukluğumda Hayvanat Bahçesi’nin ev sahipleri olan hayvan dostlarımızı görmeye giderdik ama ne yazık ki artık yoklar.
Ankara Kalesi’nden gün batımını seyrederiz. Yüksel Caddesi’nde kitapçıları dolaşır, sıcacık bir Ankara simidini bölüşürüz arkadaşımızla. Sakarya Caddesi’nde balık ekmek, döner ekmek yeriz.Çocukken Yenimahalle’de otururduk. Akşam yemeğinden sonra çekirdek külahları elimizde Esentepe Mahallesi’nden Beşinci Durak’a giderdik. Vardar’ın o meşhur dondurmasından alırdık. Sonra da sohbet ede ede Ragıp Tüzün Caddesi’nden ilerleyerek evlerimize geri dönerdik
Misafirlerimizi Ankara Garı’ndan uğurlardık, üzülürdük ayrıldık diye.Hafta sonları Atakule’ye çıkar, kuşbakışı seyrederiz dürbünle Ankara’yı. Bazı zamanlar Kızılcahamam’a gideriz. Şifalı sularında banyo alır, ormanda yürüyüş yapar, çamların gölgesinde serinleriz. Pikniğe gitmişsek eğer mangal yaptığımız da olur.Beypazarı’nda tarhana çorbası içer, yaprak sarması tadarız. Gümüş takılar alırız Gümüşçüler Çarşısı’ndan. Dalından dut toplayıp yeriz Ayaş’a gidince. Turşu almadan dönmeyiz Çubuk’tan.
Ne duruyorsunuz? Elmadağ’daki kayak merkezine gidin. Serinleyin. Kayıverin Elmadağ’dan aşağı, soluklanıverin Ahlatlıbel’de. İyi gelir Başkent havası. Her derde deva ilaç gibi, su gibi.
Saymakla bitmez güzel Ankara’mın ilçeleri.
Ankara kedisi, Ankara keçisi, Ankara tavşanı, Ankara simidi ve Ankara tavası ünlüdür şehrimizin.“Memur Şehri” diye de anılır çoğu zaman. Düzenli şehirdir Ankara’mız. Metro ve Ankaray kolaylaştırır ulaşımı. Son yıllarda pek çok alışveriş merkezi açıldı Başkent’te. Yazın serin, kışın sıcaktır mekânlar. Gider mağazaları gezer, ihtiyacımızı alır, yorulunca dinleniriz. Acıkınca karnımızı doyurur, canımız isterse sinemaya girer, film izleriz.
Bambaşka bir tutkudur Ankara sevdası. Bir kere gönül verdiniz mi zordur vazgeçmesi, çok zor.
Hey arkadaşlar! Neden gelip kendiniz gezmiyor, görmüyorsunuz Başkent’i?
Sibel UNUR ÖZDEMİR
Yazar
Sevgili arkadaşlar, bugün sizlerle dedemin anlattığı, yaşlılara, akrabalara karşı görev ve sorumluluklarımızı gözden geçirmemizi sağlayacak bir hikâye paylaşmak istiyorum:Lokman Dede iyiden iyiye yaşl...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Oyun, çocuğun isteyerek ve hoşlanarak katıldığı, deneyim yoluyla öğrenmesini sağlayan, bazen kuralları belirlenmiş olan, bazen de kendiliğinden gelişen, araçlı ya da araçsız oynanan, mutluluk, c...
Yazar: Naciye BEYZA
Pencere önünde oturmuş bulmaca çözüyordum. Torunum Şenay’ın sesi ile başımı kaldırdım.“Nineciğim bir ödevim var. Öğretmenimiz, büyüklerimizle eski mahalleler, komşuluk ilişkileri, sokak oyunları konus...
Yazar: Sibel UNUR ÖZDEMİR
Lale Hala ocağın altını kapadı. Yeğeninin kuzusu Bora bahçede arkadaşları ile oynuyordu. Uzun zamandır sesi çıkmamıştı Bora’nın. Emanet çocuktu, göz kulak olmak gerekti. Bahçeye çıktı. Seslendi. Cevap...
Yazar: Sibel UNUR ÖZDEMİR