Nasıl Gelmişim
Korku bilmez gözüm, bükülmez kolum
Ta Asya'dan dura, dura gelmişim
Karlı yüce dağlar kesemez yolum
Atımı dört nala süre süre gelmişim
Altay dağlarında sümbül toplayıp
Kır atımla dere, çaylar atlayıp
Malazgirt'i meydan, meydan katlayıp
Düşmana kılıcı vura vura gelmişim
Tanrı dağlarının üstü göğüdü
Korkut atamızdan aldım öğüdü
Sarınca düşmanlar Bor·u, Söğüt'ü
Düşmanı ikiye yara yara gelmişim
HocaYesevi'den, süzgün özümüz
Düşman olsa dünya korkmaz gözümüz
Çağlar açıp çağlar kapar sözümüz
On yedi devleti kura kura gelmişim
Asya'nın ortası, yurt ötesinde
Nefes aldırmayıp, hep ensesinde
At kişnemesinde kılıç sesinde
Düşmanları cenkte yora yora gelmişim
Mertlik bileğini, yürek köznü
Yere düşürmedim Hakk'ın sözünü
Erenler yolunu, Nebi izini
Kurtlara kuşlara sora sora gelmişim
Hulusi TATAR
Şair
Farabî, 9. asırda Türkistan’ın Farab şehrinde doğmuş, 10. asrın ortalarında Şam’da vefat etmiş (870-950) bir Türk bilginidir. Yaşadığı asırlar Türklerin toplu olarak henüz İslâm’ı kabul etmedikleri bi...
Yazar: Muhsin İlyas SUBAŞI
Hicret’ten önce orası Yesrib adında bir yerleşim yeriydi. Yesrib kelimesi, “fesat” anlamına gelen ‘serb’, yahut “kınama” anlamına gelen ‘tesrib’ kelimesini çağrıştırdığından dolayı bu isim Peygam...
Yazar: Ali AKPINAR
Bazı konular vardır ki bahsetmek lazım mıdır, yoksa susmak mı gerekir tam kestiremezsiniz. İki arada bir derede sıkışıp kalırsınız. Bahsetseniz yanlış mı anlaşılır farklı yerlere mi çekilir diye düşün...
Yazar: Erol AFŞİN
Sivas Kadim ve Kâmil İnsan Hazineleriyle Gönüllerde Taht KurmuşturOsmanlı’nın mirası olan bu güzide topraklarda varlık mücadelesini devam ettiren Türkiye’miz, maddÎ güzelliklerinin yanında manevî zeng...
Yazar: M.Nihat MALKOÇ