TEZHİP SANATI
Bir şiirdir, bir sihirdir çizgiler, Cümbüşlü dünyadır tezhip sanatı, Boyaların sızdırdığı ezgiler, Sessiz bir sayhadır tezhip sanatı… Yazma kitap, levha, murakkaları, Koltuk tezhipleri, ser levhaları, Bir halay âlemi, düşlerin kârı, Tekrarlı hülyadır tezhip sanatı… Desenleri oluşturan motifler, Küçükçe, sadece, üslup istifler, Sure başı, fasıl başı, redifler, Şaire mayadır tezhip sanatı… Varakçı, cetvelci; şeşhane ekler, Mücevher noktalar, pençberg, sebergler, Ezilen altınlar, süzülen renkler, Gizemli kimyadır tezhip sanatı… Kalemde, fırçada usta ‘Şahkulu’, Zerafşan damlası, halker dokulu, Hasekiküpesi, çiçek okulu, Aydır, Süreyya’dır tezhip sanatı… Goncagül, Hatayî, siklamen, sümbül, Şukufe, menekşe, lale karanfil, Zer mühreyle parlatılır her kâkül, Uykusuz rüyadır tezhip sanatı… Ser nakkaş, müzehhip, kara Memi’yle, Çiçeklenmiş dallar, yeşil serviyle, Mushaf dışı, nice hayvan resmiyle, Aslı’dır, Leylâ’dır tezhip sanatı… Halkari, rugani, parıltılı kuş, Balıkça, leylekçe, ceylanca bakış! Simurglu, ejderli, bulutlu nakış, Tarifsiz furyadır tezhip sanatı… Sıvamalı, taramalı, havalı, Kalbur zerafşanı, altın masalı, El yazması kitaplarım tasalı, Susuz bir deryadır tezhip sanatı… Simetrik desenler, serbest desenler, Ulema desenler, hep mest desenler, Gerdanda, tepede, şeritler inler, Göz nuru meyvadır tezhip sanatı… Tahrirlerde, perdah, zerenderzerde, Celilim o eski Üstatlar nerde? Beyaz altınlarda, süs gölgelerde, Kadim bir aynadır tezhip sanatı…
Halil GÖKKAYA
Şair
Tasavvuf, kulu hakîkî kulluk makamına eriştiren, ahlâkî erdemler ve güzel huylarla bezendiren bir gönül mektebidir. Tasavvuf, böylece kulu Hakk ile buluşturma, varlık ve Allah çizgisinde varlıkta birl...
Yazar: Musa TEKTAŞ
İstanbul’u sevmek, seni sevmek gibi zormuş,Her gün batımından kalan avcumdaki kormuş…Tiryâkiyi esrâr, umarım böylesi yakmaz,Bir kerre tutuldun mu yeter, sonra bırakmaz…Ah nerde kilitsiz kapılar, kuytu...
Şair: Halil GÖKKAYA
Masalsı bir küçük evde,Yaşar o Bosna’lı çocuk.Her gün babanın peşine,Düşer o Bosna’lı çocuk.Masada o resim durur,Düşlerinde bir yer bulur,Arda olur, Tuna olur,Taşar o Bosna’lı çocuk…Uyanır sabah yelin...
Şair: Halil GÖKKAYA
-Ömer Halisdemir’in aziz ruhuna-Bin beş yüz yıl akmış kana,Ne göz yumduk ne yenildik...Nasıl el kalkmış Osman’a?Biz Osman’ı nâmus bildik,Şehid düştük, darp edildik...Nizâmülmülk bir dehâydı,Haşhâşîler...
Şair: Halil GÖKKAYA