Sultan Üçüncü Mustafa ve İlginç Özellikleri
Sultan Üçüncü Mustafa son derece dindar, zeki, münevver, çalışkan, yenilikçi, alçakgönüllü, cömert, tutumlu, dürüst, temiz kalpli, şefkatli ve hayırsever bir padişahtır. 1766’da gerçekleşen ve iki dakika sürüp İstanbul’un neredeyse yarısını yıkan büyük depremde, halka kendi kesesinden bolca yardım etmiştir. Depremde ağır hasar gören Fatih ve Eyüp Sultan Camilerini 1245 kese altın harcayarak onartmış; İstanbul’u yeni baştan imar ettirmiştir. Davud Paşa Kasrı, Kapalı Çarşı, surlar, Baruthane-i Âmire, Saraçhane, yeniçeri odaları, Tophane, Kızkulesi gibi yıkılan veya hasar gören yerlerin inşa ve tamirini yaptırmıştır. Toplam masraf 22 bin keseye eriştiği tarihî kaynaklarda geçmektedir. Ayrıca şehrin iaşesi için 100 biner kilerlik üç ambar tesis ettirdiği bilinmektedir. Sultan Üçüncü Mustafa adalete önem vermiş, haksızlığa izin vermemiştir. Hukukçulara ayrı bir değer vermiştir. En sık söylediği sözlerden biri şudur: “Bir memleketin hukukçusu bozulursa, adaleti de bozulur. Adalet olmayan memlekette ise dirlik ve düzen kalmaz.” Rüşvet, yalan ve gösterişten nefret eder. Gurura kapılmaz, kimseye büyüklük taslamaz. Padişah olmasına rağmen, emirlerinin altına imza atarken “Fakir III. Mustafa Han” ismini kullanmayı tercih etmiştir. Sözünde ve vaadinde mutlaka durur ve yerine getirir. Bir işle en küçük ayrıntısına kadar ilgilenir. Talihe inanmış ve insanların talihini keşfetmeye çalışmıştır. İyi bir şair ve hattattır. “Cihangir” takma ismiyle muhteşem şiirler kaleme almıştır. Astronomi, dinî ilimler ve Osmanlı tarihiyle de yakından alakadar olmuştur. İlim, din ve sanat adamlarını korumuş, desteklemiş ve hediyeler verirmiştir. Ramazan aylarında İstanbul’daki bütün din bilginlerini sarayda toplar, Kur’an-ı Kerim okutur, açıklamasını yaptırır ve onlarla ilmî sohbetlerde bulunmaktan büyük zevk alır. Sabah namazlarını Ayasofya Camii’nde tebdil-i kıyafet içerisinde cemaatle kılmayı âdet edinmiş olması ayrı bir dikkat çekici hususudur. Prusya Kralı II. Frederik, III. Mustafa’nın yenilik girişimlerini duyunca, padişahı hem tebrik eder hem de bazı öğütlerde bulunur. Ona göre başarının üç altın anahtarı şudur:
Bekir AYDOĞAN
Yazar
Siyasî açıdan fayda sağlayacağı kanaatiyle Sultan Abdülaziz, 3 Nisan 1863 Cuma günü Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan uğurlama merasimi ile Mısır’a hareket eder. Yaklaşık bir ay sürecek olan Mısır seyaha...
Yazar: Bekir AYDOĞAN
“Gülbe-i gönlünde bulan cânânı/ Gözü gönlü dolar feyz-i Rabbânî, Lutfiyâ dilersin Hak’dan ihsânı/ Hakk’ın kullarına sen eyle ihsân.”[1] “Alvarlı Efe”, bir irfan mozaiği görünümüne sahip Anadolu...
Yazar: Fatih ÇINAR
Dergicilik, ilk sevdaların sessiz ve derinden çağladığı, ilk heyecanların anaforunda kararlı bir deniz yolculuğuna benzer. Limana varmadan, bazen ilk çıkan fırtınada alabora olur, sağ salim eve dönmey...
Yazar: Ramazan YILDIZ
Nasihat, lügatlerde “bir kimseye doğru yolu göstermek, yapması ve yapmaması gereken şeyler üzerine dikkatini çekmek için söylenen söz, öğüt” anlamına gelen bir kelime olarak tarif edilir. Yine bu keli...
Yazar: Mustafa ÖZÇELİK