SOMUNCU BABA
Gönül ateşinde ekmek pişirir¸ Kor gibi yanarmış Somuncu Baba.. Dalları göklerde hikmet devşirir¸ Bir ulu çınarmış Somuncu Baba.. Gündüz halk içinde gece Hu çeker¸ Nazarları şefkat¸ sözleri şeker¸ Virane bağlara gözyaşı döker¸ Hep gülce kanarmış Somuncu Baba... Damaktan dimağa sadra şifadır¸ Tepeden tırnağa ahde vefadır¸ Hak dostunu sevmek kula sefadır¸ Kalbleri yunarmış Somuncu Baba... Aşkın hallerini ne bilsin ağyar¸ Sevgi tohumu saç¸ kon diyar diyar¸ Yaslanacak bir dağ¸ bozkırda bahar¸ Çöllerde pınarmış Somuncu Baba... Bir ilim sultanı yirmidört ayar¸ Resul’e sevdalı¸ nuruna boyar¸ Ey talip var mısın; varlıktan soyar¸ Hiçliği sunarmış Somuncu Baba...
Servet YÜKSEL
YazarDaha çok küçükken rahmetli dedem beni sık sık sevindirirdi. Yattığım odadan salona kadar geçeceğim yola aralıklarla bir bir bozuk ve kâğıt para koyardı. Sonra da seslenerek beni çağırırdı. "Tarık, ge...
Yazar: Erdal KARASU
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
Sözlükte “arınmak, saflaşmak, kurtulmak” manasındaki ihlâs kelimesi, terim olarak “ibadet ve iyilikleri riyadan ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmak” demektir. İslâmî literatürde ...
Yazar: Mustafa KARABACAK
“Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” mefhumu, insanlara genel manada güzellikleri telkin eder. Yaratılmışların en şereflisi olan insan elbette ki, “ahsen-i takvim” olduğu için fıtrî olarak da, cismî o...
Yazar: Musa TEKTAŞ