Sakız Ağacı Diken Vakıf
Vakfın Adı: Salih Paşa bin Ebubekir Paşa Vakfı
Kurucunun Lakabı: Ümera-yı Deryadan
Kurulduğu Yer: Sakız Adası
Kuruluş Tarih: 1116 H./1705 M.
Makam odasında derin düşüncelere dalmıştı. Sonra kafasını kaldırdı, yaverini çağırdı ve talimatını verdi;
-Bana bir vakıf senedi hazırlatın!
-Emriniz başım üstüne Paşam. Muhtevası ne olacak?
-Sakız adasındaki bağ, bahçe, çamlık ve çiftlik arazilerim vakfedilecek. Buralara sakız ağacı dikilecek, suyolları açılacak.
-Emredersiniz Paşa Hazretleri.
-Bak evlat! Yüzündeki meraklı ifadeden anlıyorum. Böyle kıymetli arazileri, niçin ve ne kadar kolay vakfettiğimi merak ediyorsun değil mi? Memleketin hali belli. Düşman aman vermiyor. Fırsat kolluyor. Eğer bu yerleri vakfetmez de ölürsek buraları işgal edildiğinde bu araziler de onların olur. Vakıf malına ise Allah'ın izniyle kimse dokunamaz. Şimdi anladın mı?
Böylece Salih Paşa, Sakız Adası'nda kurduğu vakıf marifetiyle; yeni suyollarının yapımına ilaveten vakıf arazilerine çok sayıda sakız ağacı diktirerek mülkün değerlenmesi ve korunmasını sağlamıştı.
Yıllar geçti aradan... Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı'yla parçalandı. Ülkemizin hemen yanıbaşındaki adalar Yunanistan'a bırakıldı. Ve bugün maalesef Sakız Adası'nda bu Osmanlı paşasının vakfından da eser kalmamıştır.
Günümüzde dünya sakız ticareti, yalnız Yunanistan'ın tekelindedir. Sakız Adası'nın (Chios) sakız ağacından geliri büyüktür. Bu ağacın reçinesi gıda ve kimya endüstrisinde hammadde olarak kullanılmaktadır.
Dünyada sakız ağacının yetişebildiği ikinci önemli merkez ise Çeşme'dir ve 1993 yılından beri sakız ağacının geliştirilmesi için valilik, kaymakamlık ve Ege Orman ve Araştırma Grubu çalışma yapmaktadır. Nedense bir adım ileri gedilememiştir. Galiba Çeşmelilerin bu büyük nimeti değerlendirmede istekli olmaları gerekiyor.
Nisa ERCİYES
Yazar
Bugün kalktım sahuraAnnen babam birlikteBir huzur sardı biziRamazan’da dirlikteKuşluk vakti acıktımVardım annem yanınaSattım ona orucuAldım para yanımaBir güzel iftar ettimDaha akşam olmadanAlıştırın ...
Şair: Hulusi TATAR
Vasiyetnamesiyle meşhur İslam âlimi Birgivî'nin memleketi Birgi kazasında, gün yeni doğarken medresenin kapısı açıldı.İlmiyle maruf Müftü Arif Mehmed Efendi, sabah namazından sonra medresenin bahçesin...
Yazar: Nisa ERCİYES
Hayat bir okuldur derdi dedem. İnsana öyle dersler verir ki ömür boyunca unutulmaz. Karşılaştığımız zorluklara karşı dayanma gücü verir ve engelleri aşma konusunda bizlere ışık tutar. Hayat bir okuldu...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Çocukluğum köyde dedemlerin yanında geçti. Dedem ve babaannem doğaya farklı bir gözle bakıyorlardı. Doğa ile iç içe, mutluydular. Birgün dedemle ormanın içinde dolaşırken kırmızı bir manta...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ