KOÇAKLAMA
Söyletmesin bizi namert Tarihimiz şanla dolu Şahadeti sayıp cennet Ölüme koşanla dolu Setleri yıkarız bir bir Yedi düvel bilmez midir? Gökleri delerek¸ "Tekbir" Deyip de coşanla dolu Hele bir bak had bilmeze Dersini almamış teze Trabzon hem Kelkit¸ Rize Sel gibitaşanla dolu Hep oynar mı gözün kaşın Riyakârlık mı nakışın Bu millet korkmadan kışın Dağları aşanla dolu Müslümanlık tersti size Çanakkale dersti size Seksen milyon üstünüze Gelir kehkeşanla dolu
Ali Kemal MUTLU
YazarYavaşça gözlerini açtı. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Son hatırladığı şey zıplarken bir tele takıldığı ve karnının çok acıdığı idi. Ne kadar çabalasa da o telden kurtulamamış bitap düşmüştü. ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Her ilim dalı ‘hoca-talebe’ münasebetinin zorunlu olduğu süreçlere şahitlik eder. Örneğin bir ustanın dizinin dibine oturmadan usta bir marangoz olunmayacağı gibi bir kimsenin alanında uzman bir hocan...
Yazar: Fatih ÇINAR
Yavuz Sultan Selim’in kısa süren saltanatından sonra Osmanlı Devleti’nin başına geçen oğlu Kanûnî Sultan Süleyman da babası ve dedeleri gibi tasavvufa meyilli bir padişahtı. Hatta o tasavvufa meyli ba...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE
Millî şairlerimizden Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin” adlı şiirinden iki dörtlükle yazımıza başlayalım. Bu vatan toprağın kara bağrında Sıradağlar gibi duranlarındır, Bir tarih boyunca onun ...
Yazar: Sırrı ER