KOÇAKLAMA
Söyletmesin bizi namert Tarihimiz şanla dolu Şahadeti sayıp cennet Ölüme koşanla dolu Setleri yıkarız bir bir Yedi düvel bilmez midir? Gökleri delerek¸ "Tekbir" Deyip de coşanla dolu Hele bir bak had bilmeze Dersini almamış teze Trabzon hem Kelkit¸ Rize Sel gibitaşanla dolu Hep oynar mı gözün kaşın Riyakârlık mı nakışın Bu millet korkmadan kışın Dağları aşanla dolu Müslümanlık tersti size Çanakkale dersti size Seksen milyon üstünüze Gelir kehkeşanla dolu
Ali Kemal MUTLU
Yazar
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
Daha çok küçükken rahmetli dedem beni sık sık sevindirirdi. Yattığım odadan salona kadar geçeceğim yola aralıklarla bir bir bozuk ve kâğıt para koyardı. Sonra da seslenerek beni çağırırdı. "Tarık, ge...
Yazar: Erdal KARASU
Ey öğrencim! Dünya sevgisinden sakın. Zira sirke saf balı bozduğu gibi dünya sevgisi de sâlih ve iyi amellerini bozar. Yetimlere, şefkat, çıplaklara elbise giydirmekle merhamet, açları doyur...
Yazar: somuncueditor
Yavuz Sultan Selim’in kısa süren saltanatından sonra Osmanlı Devleti’nin başına geçen oğlu Kanûnî Sultan Süleyman da babası ve dedeleri gibi tasavvufa meyilli bir padişahtı. Hatta o tasavvufa meyli ba...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE