Hak Âşıkları
Yatak yatmaz taş yastığa baş koyar
Seherde çırası yanar âşığın
Yârinden başkası olunca ağyar
Dili maşuğunu anar âşığın
Maşuğundan ayrı kalsa dertlenir
Tenhaları mekân edip yurtlanır
Göz göz olup yaraları kurtlanır
Yarası içerden kanar âşığın
Susuz kalır susuzluğun bilemez
Ondan gayrı başkasını dilemez
Elin atıp gözyaşını silemez
Akar gözlerinden pınar âşığın
İniş bilmez yokuş çıkar yolları
Yalın ayak geçip gider çölleri
Mecnun gibi garip olur halleri
Bilmeyen derdini kınar âşığın
Firkat yükün denk eylemiş sırtına
Dinmez yüreğinde kopar fırtına
Ahı göğü delip çıkar zatına
Mevla’sı aşkını sınar âşığın
Hilkati âşıklık var ise serde
Mihnete katlanıp düşesin derde
Gerçek âşıklara açılır perde
Vuslatı bayrama döner âşığın
Ramazan PAMUK
Şair
Nasîhat, Arapça “Nush” kökünden türemiş olup “saf, hâlis olmak” anlamına gelir. Bu kelime, başkasının hata ve kusurunu düzeltmek için çaba göstermek, iyiliği teşvik etmek ve kötülükten kaçınmaya yönel...
Yazar: Oğuzhan AYDIN
İsmâil Hakkı Bursevî, 1653 yılında Bulgaristan’ın Aydos şehrinde doğmuş, hayatının büyük bir kısmını Bursa ve Üsküdar’da geçirmiştir. Celvetiyye Tarîkatı’na bağlı olan Bursevî, annesinin vefâtının ard...
Yazar: Kemal DEMİR
Araştırmacı yazar Hüdâvendigâr Onur Ağabey ile 2008 yılında Cağaloğlu’ndaki kültür muhitlerinde tanışmıştım. Birkaç sefer de kendisi ile çeşitli ortamlarda görüştük. Zaman zaman da internet üzerinden ...
Yazar: Aydın BAŞAR
Kırılmış kanadı düşmüş bir toraKuşlar gibi özgür uçamaz insanKimi dertsiz gamsız kiminde yaraKendi kaderini çizemez insanKâinat içinde küçük bir noktaGelir gider daim var ile yoktaKimi sefil kimi kayb...
Şair: Ramazan PAMUK