GÜL MEVSİMİ
Gün dönümü ufuktaki hâleye¸ Gül yüzünü desen desen işledim. Saçlarından renk düşürdüm lâleye¸ Kahverengi gözlerini düşledim¸ Gül mevsimi karanfiller allandı¸ Kır çiçeği ebrûlendi¸ pullandı¸ Papatyalar beyaz giydi sallandı¸ Gelinciğin yaprağında kışladım. Menekşeler pembelere büründü¸ Mor leylâklar kokuları süründü¸ Sarıçiğdem yaylalarda göründü¸ Kardelenle yürümeye başladım. Su üstünde nilüferler yüzerken¸ Akzambaklar vadilerde gezerken¸ Sarmaşıklar duvarları bezerken¸ Umarsızca zorlukları döşledim. Kar çiçeği¸ kış boynuzu¸ siklamen¸ Karlı dağın etekleri buz¸ çimen¸ Safran sarı duygularla gel hemen¸ Karlı kalker kayaları taşladım. Gonca gülü kahverengi¸ sarıdır¸ İlkbaharın habercisi arıdır¸ Yaban gülü Nedimî’nin yâridir¸ Bülbül gibi yüreğimi haşladım.
Nedim UÇAR
Yazar
“Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” mefhumu, insanlara genel manada güzellikleri telkin eder. Yaratılmışların en şereflisi olan insan elbette ki, “ahsen-i takvim” olduğu için fıtrî olarak da, cismî o...
Yazar: Musa TEKTAŞ
Şerefimiz, şanımız var Biz ne büyük bir milletiz Al bayrakta kanımız var Biz ne büyük bir milletiz Üç kıtada at koşturduk Akarsuları coşturduk Dağlar, tepeler aştırdık B...
Yazar: M.Nihat MALKOÇ
Yavuz Sultan Selim’in kısa süren saltanatından sonra Osmanlı Devleti’nin başına geçen oğlu Kanûnî Sultan Süleyman da babası ve dedeleri gibi tasavvufa meyilli bir padişahtı. Hatta o tasavvufa meyli ba...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE
Her ilim dalı ‘hoca-talebe’ münasebetinin zorunlu olduğu süreçlere şahitlik eder. Örneğin bir ustanın dizinin dibine oturmadan usta bir marangoz olunmayacağı gibi bir kimsenin alanında uzman bir hocan...
Yazar: Fatih ÇINAR