GEÇTİK
Balçıktan ibaret amma yapımız, Mihnet potasında haddeden geçtik. Her varlığa açık gönül kapımız, Mana sarrafıyız maddeden geçtik. Bezm-i Elest tezgâhında örüldük, Dünya denen çilegâha sürüldük, Gâhî nâr'da, gâhi Tur’da görüldük, Ol ulu divanda secdeden geçtik. Elem çeşmesinden doldu testimiz, Aşkın denizinde yundu postumuz, Ol canana can vermektir kastımız, Varlıktan, yokluktan, raddeden geçtik. Kader kazanında pişti aşımız, Pişmanlık od'unda yandı başımız, Ezelden ebede yürür yaşımız, Mekansızlık denen caddeden geçtik. Velhasılı kelâm beni âdemiz Firkat vadisinden gelir bâdemiz, Gün gelir dünyada biter vâdemiz, Bela fırınında şeddeden geçtik
İbrahim SAĞIR
Yazar
Fatih Sultan Mehmet fethettiği İstanbul’u yalnız devletin merkezi değil ilmin de merkezi yapmak istemişti. Bu sebeple fethin ardından ihtiyacı karşılamak için bir taraftan Zeyrek Medresesi’ni oluşturu...
Yazar: Resul KESENCELİ
İnançta tevhid üzere olmaya, söz ve davranışta ise yalnızca Allah’ın rızasını gözetmeye ihlas denir. Din ıstılahında ihlas; iman, ibadet, ahlak, amel ve dua gibi her türlü dinî görevleri halkın övme ...
Yazar: Mukadder Ârif YÜKSEL
Açıp üstünü baksak tarihin makberine, Zulüm, vahşet fışkırır masumiyet yerine Kölelik zincirleri boğdu hakkı, hukuku, Kan bulaştı zayıfın temiz alın terine. Nemrutlar, ...
Yazar: İbrahim SAĞIR
Peygamber kokusu sinmiş tenine, Tan yerine rengi veren güldür gül. Cennet bahçesinden al bedenine, Huri, melek aksi vuran güldür gül. Gül denince sevda düşer serime, Gül kokus...
Yazar: İbrahim SAĞIR