BANA NE OLDU
İçimde esmektedir fırtınalar¸ boralar¸ O yâr benim sinemi pare pare paralar. Ne azad eder beni¸ ne de ülfet gösterir¸ Kâlbimi gündüz demez¸ gece demez yaralar. Ben onun sevdâsından divâneye dönmüşüm¸ Kavuşmak hâyâlime olmazları sıralar. İçimden konmak gelir bir kuş gibi camına¸ O tutar yollarını biraz daha ıralar. Hep çocukça görüyor benim bu hâllerimi¸ Onun gönlü şâd amma ben bağlarım karalar. Konuşamam yanında iç geçirir dururum¸ Bir şey demek istesem dil tutulur¸ duralar. Hasreti hiç bitmiyor yanımda olsa bile¸ Bir gün görmesem onu zindan olur buralar. Bir mehtâb gibi doğar geceleri ufkuma¸ Gözlerinde oynaşır menevişler¸ hâreler. Ey İbrahim şifreyi çözmek imkânsız gibi¸ Baksana günden güne tükeniyor çâreler.
İbrahim SAĞIR
Yazar
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
Ömürler geçerken fark edilmeden, İç içe saklanır sevinç ve keder, Fırsatlar gelir gider bilmeden, Halden hale koyar insanı kader. Zamanla bakarsın söner arzular, Sevgiler o eski sevgiler değil. ...
Yazar: İbrahim SAĞIR
Açıp üstünü baksak tarihin makberine, Zulüm, vahşet fışkırır masumiyet yerine Kölelik zincirleri boğdu hakkı, hukuku, Kan bulaştı zayıfın temiz alın terine. Nemrutlar, ...
Yazar: İbrahim SAĞIR
Peygamber kokusu sinmiş tenine, Tan yerine rengi veren güldür gül. Cennet bahçesinden al bedenine, Huri, melek aksi vuran güldür gül. Gül denince sevda düşer serime, Gül kokus...
Yazar: İbrahim SAĞIR