Abdullah Mekkî (k.s.)
Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE - Prof. Dr. H. İbrahim ŞİMŞEK Abdullah Mekkî (k.s.), çeşitli kaynaklarda be-lirtildiğine göre aslen Erzincanlıdır. Ancak uzun yıllar Mekke’de kaldığı için genellikle Mekkî nis-besiyle anılmaktadır. Hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmayan Abdullah Efendi zâhirî ilimleri tahsilinin ardından mânevî alanda kendini ye-tiştirmek üzere Bağdat’a gidip Hâlid-i Bağdadî (k.s.)’ye intisap etti. Belli bir süre devam eden seyr u sülûkunu tamamlayarak mürşidinden tarikatta irşad ve hilafet icazeti aldı. Mekke’de bulunduğu süre zarfında Hâlid-i Bağdadî (k.s.) hacca geldikçe onunla görüşmeleri devam etti. Hâlid-i Bağdadî (k.s.), Abdullah Mekkî (k.s.)’ye yazdığı ve ona bazı tavsiyelerini içeren mektu-bunda onun Allah (c.c.)’a itaat etmesini ve tak-va sahibi olmasını, insanlara eziyeti (özellikle Harameyn-i Şerifeyn’de) terk etmesini, kalbî ve bedenî ibadetlere devam etmesini, ibadetin ruhu olarak görülen niyetinde ihlâslı olmasını istemektedir. Çünkü niyet ihlâssız sahih olmaz. İhlâs en büyük fazilettir. Hâlid-i Bağdadî (k.s.) ona yönelik tavsiyelerine devam ederek kalbî zikre devam edip ondan ayrılmamasını, Kur’an-ı Kerim’i hıfzedip okumaya devam etmesini, fıkıh ilmiyle meşgul olmasını, devlet yöneticileri-nin işlerine karışmamasını -ondan karışmasını isteseler bile- ancak umera, vuzera ve devlet reisinin salah ve ıslahına dua etmesini, Allah (c.c.)’tan küfre ve bidatçılara karşı İslâm’a yar-dım etmesini istemesini, terk-i vücud etmesini, sünnet-i seniyyeye sarılmasını, mevcuda kanaat ederek tamahtan kendini kurtarmasını ve nafile namazlara (teheccüd, işrak, evvâbîn, duha vs.) devam etmesini öğütlemektedir. Abdullah Mekkî (k.s.) mürşidinden irşad ica-zeti aldıktan sonra vazifeli olarak Erzincan’a geldi ve burada kendisinden pek çok kişi tasavvufî terbiye aldı. Bunların arasından Mu-hammed Vehbi/Terzi Baba’ya tarikatta irşad ve halifelik icazeti vererek oradan Erzurum’a geç-ti. Onun Erzincan’a gelişinin Bağdat yoluyla mı yoksa başka bir istikametten mi (deniz yoluyla farklı bir güzergâhtan) olduğu konusunda her-hangi bir açık bilgiye rastlanmamakla birlikte dönüşünü geliş yolundan yaptığı rivayet edildiği için birinci ihtimal daha güçlüdür. Çünkü onun Erzurum’dan Bağdat’a, oradan Kudüs’e ve bura-dan da Hicaz’a döndüğü kaydedilmektedir. Hâlid-i Bağdadî (k.s.) bir mektubunda Abdul-lah Mekkî (k.s.)’ye Mekke’yi terk etmemesini ve orada irşad vazifesini yürütmesini istemektedir. Abdullah Mekkî (k.s.) mürşidinin bu emrinden bir müddet sonra basur rahatsızlığına mübtela oldu. Müridlerinden Süleyman Efendi Taif’in ha-vasının ona iyi geleceğini söyleyerek oraya git-mesini önerdi. Fakat Abdullah Mekkî (k.s.) şey-hinin kendisine Mekke’yi terk etmemesini telkin ettiğini ve her ne sebeple olursa olsun üstadının bu emrini çiğneyemeyeceğini belirterek gitme-miştir. Mekke’de de diğer bölgelerde olduğu gibi birçok mürid ve halife yetiştiren Abdullah Mekkî (k.s.) Mekke’de vefat etti. Şiranlı Mustafa Efendi dışında Anadolu’da Yanyalı Mustafa İsmet, Mus-tafa Hudavendî gibi halifeleri vasıtasıyla da sil-silesi devam ettirilmiştir. Dipnot 1. Bu makale Prof. Dr. Kadir Özköse ve Prof. Dr. H. İbrahim Şimşek’in Nasihat Yayınları’ndan neşredilen Altın Silsileden Altın Halkalar kitabının 373-386. sayfalarından özetlenmiştir.
Halil İbrahim ŞİMŞEK
Yazar
Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE - Prof. Dr. H. İbrahim ŞİMŞEK Muhammed Zâhid (k.s.), bugün Tacikistan sınırları içinde bulunan Hisar (Duşenbe) kenti yakınındaki Vahşuvar (Vahş) köyünde doğdu. Onun Yakub-ı Ç...
Yazar: Halil İbrahim ŞİMŞEK
Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE - Prof. Dr. H. İbrahim ŞİMŞEK Derviş Muhammed İmkenegî (k.s.), Şehr-i Sebz’in İmkene köyünde doğdu. Mürşidi olan Muhammed Zâhid’in kız kardeşinin oğludur. Yaşadığı bölgedek...
Yazar: Halil İbrahim ŞİMŞEK
Söyle bana yâren, kardeş Sabır, selâmet değil mi? Kalplerimizdeki güneş Sabır, fazîlet değil mi? Şükürle sabır kardeştir Mümindeki iki eştir Ruhla bedeni birleştir Sabır, sekînet değil mi? ...
Şair: Bekir OĞUZBAŞARAN
Mazhar Cân-ı Canân (k.s.), 1113/1702’de Agra/Ekberabad yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâlin...
Yazar: Halil İbrahim ŞİMŞEK