/SomuncuBabaDergisi facebook-twit PAYLAŞ
   Başyazı
   Hutbeler
   Mektubat
   Divan-ı Hulûsi
   Kırk Yapraklı Gül
   Din ve Hayat
   Hulûsi kalb'den
   İlim ve Hayat
   Hatıralar
   Peygamber İklimi
   Edebiyat
   Düşünce
   Şiir
   Röportaj
   Tasavvuf
   Fıkıh
   Gezi
   Kırk Hadis
   Tarih
   İktisat
   Eğitim
   Psikoloji
   Altın Silsile
   Bilim ve Hikmet
   Araştırma
   Güzel İsimler
   Örnek Hayatlar
   Kültür
   Deneme
   Hikaye
   Kültür-Sanat
   Sahabe Albümü
   Portre
   Sûfî Perspektif
   Sağlık
   Aile
   Hayat ve İnsan
   Güncel
   Haber
   Kitaplık
   Çocuklar İçin
   Gönülden İkramlar
   Yayıncıdan
   Şehir Güzellemesi
   Sempozyum Tebliğleri
   Genç Kalemler
 
  Mehmet AKKUŞ
   |Sayı  :92
SOMUNCU BABA'DAN OSMAN HULÛSİ'YE İRŞAD VE HİZMET KERVANI
“Hâmid-i Velî geçimini temin etmek maksadıyla burada kendi eliyle yapıp pişirdiği ekmekleri çarşı pazarda satan yaşlı bir zât olarak tanındığından kendisi ‘Somuncu Baba’ ve ‘Ekmekçi Koca’ olarak şöhret kazanmıştır.”

“Hâmid-i Velî geçimini temin etmek maksadıyla burada kendi eliyle yapıp pişirdiği ekmekleri çarşı pazarda satan yaşlı bir zât olarak tanındığından kendisi ‘Somuncu Baba’ ve ‘Ekmekçi Koca’ olarak şöhret kazanmıştır.”

“11. asırdan itibaren Ortaasya’nın çeşitli bölgelerinden göç eden ecdâdımız Anadolu’ya yerleştikleri zaman yeni coğrafyada İslâmlaşma faaliyeti için de son derece gayret sarf etmişlerdir”

Onbirinci asırdan itibaren Ortaasya’nın çeşitli bölgelerinden göç eden ecdâdımız Anadolu’ya yerleştikleri zaman bu yeni vatanda sadece ziraatla uğraşmamıştır. Birkaç asır zarfında gittikçe artan göç dalgaları yanında yeni coğrafyada İslâmlaşma faaliyeti için de son derece gayret sarf etmişlerdir. Bir bakıma irşad ve hizmet kervanı diyebileceğimiz bu çalışmaları yürütenlerin tarihimizdeki bazı âbide şahsiyetlerden ilhâm alan dervişler olduklarını görürüz. Doğudan gelen bu kolonizatör dervişlerin yaptıkları faaliyetler Anadolu’nun her bir şehrinde ayrı okullar halinde ortaya çıkmışlardır.1
Anadolu’yu etkileyen bu önemli mutasavvıflar ve onların tarikatlarının bazılarını şöyle zikredebiliriz: Ahmed Yesevî ve Yesevîlik¸ Seyyid Yahyâ-yı Şîrvânî ve Halvetiyye¸ Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Mevlevîlik¸ Muhammed Bahâeddîn-i Nakşıbendî ve Nakşıbendîlik¸ Abdulkâdir-i Geylânî ve Kâdirîlik. Bu mutasavvıflara baktığımızda tarih boyunca Anadolu’muzda Türkistan¸ Bakü¸ Belh ve Bağdat’tan gelen ulemâ ve meşâyıhın etkilerinin daha ziyade olduğu dikkatimizi çekmektedir. Bunlardan Yesevîlik Hacı Bektaş-ı Velî ile yeni bir hüviyet kazanmış¸ Orta Anadolu’da önemli hizmetler görmüş ve Yeniçeri ocağında bile etkili olmuştur. Muhammed Bahâeddîn-i Erzincânî¸ Tâceddîn-i Kayserî¸ Habîb-i Karamânî ve Ahmed Şemseddîn-i Marmaravî ile de Halvetîlik birçok önemli şehirlerde etkili olmuş¸ yeni tesis olunan bazı şubeler vasıtasıyla Anadolu¸ Rumeli ve Mısır’da hizmet ve irşad imkânı bulmuşlardır. Yine Yesevîliğin devamı niteliğinde olan ve 14. asırda Molla İlâhî ile gelen Nakşıbendîlik de başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde faaliyet göstermiştir. Mevlevîliğin hizmet alanı ise Mesnevî ve Mevlevîhânelerle Osmanlının her yerinde ve özellikle elit kesimlerde taraftar bul muştur.2
Biz bu yazımızda 14. asrın önemli mutasavvıfı olan Somuncu Baba’yı ve onun devamında oluşan irşad ve hizmet kervanından bahsedeceğiz:
Somuncu Baba’nın Yetişmesi ve
Hizmet Alanı
Asıl adı Hamîdeddîn olan Somuncu Baba genel kanâate göre 1331’de Kayseri’nin Akçakaya köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Şemseddîn Musa da aslen Türkistanlı olup Kayseri’ye yerleşmiş ailelerdendir. Somuncu Baba¸ ilk tahsilini babasından ve zamanının Kayseri ulemâsından almıştır. Babasının Kutbeddîn-i Ebherî (ö.1225) tarafından kurulan Ebheriyye tarikatına mensup olduğu dikkate alınırsa daha çocukluk yıllarından itibaren tasavvufî bir ortamda yetiştiği görülür.
Hamîdeddîn Efendi¸ Kayseri’den sonra¸ Bursa’ya gitmiş ve bir ara Şeyhülislam da olan Molla Fenârî ile burada tanışmış ve onunla birlikte müderrislik yapmıştır. Bir müddet Bursa’da kaldıktan sonra ilmini daha da geliştirmek maksadıyla Şam’a hareket etmiştir.
Şam’da önemli bir merkez olan Bâyezidiyye Dergâhı’nda bulunan Somuncu Baba¸ buradaki birçok meşâyıhın ve özellikle Şâdî-i Rûmî’nin sohbetinde bulunarak onların mânevî feyzinden istifâde etmiştir.
Somuncu Baba Şam’daki ilim ve irfân sohbetlerinden sonra Erdebil’e gitmiştir. Burada Safiyyüddîn-i Erdebilî’nin oğlu Hâce Alâeddîn’e intisap ederek kendilerinden tasavvufî seyr ü sülûkunu tamamlamıştır. 1392’de şeyhinin vefatı üzerine irşâd faaliyetinde bulunmak üzere Anadolu’ya dönmüş ve Bursa’ya yerleşmiştir.3
Hâmid-i Velî’nin Bursa’daki hayatının ikinci döneminde¸ önceleri kendini gizlediğini görüyoruz. Bu hususu Hasan Kâmil Yılmaz şöyle açıklamaktadır:
“Somuncu Baba’nın Bursa’daki ilk yılları onun mürşidi olduğu Halvetiyye tarîkatının âdâbına ve sâhip bulunduğu melâmet meşrebine münâsip düşmektedir. Zirâ Bursa’ya geldiğinde eskiden icrâ ettiği müderrislik mesleğini icrâ etmemiştir. Ancak zâhiren de bir iş yapmaktan kaçınmamıştır. Tek çâre olarak ümmî tavrı takınıp ekmekçilik yaparak geçinmeyi uygun görmüştür. Bilindiği gibi melâmet Hakk’a yakınlığını belli bir hâl ve kıyafetle teşhir etmeyi düşünmeyen¸ herkesle berâber ve herkes gibi işi gücü peşinde¸ ubûdiyet vazîfesini sessiz sedâsız yerine getirmekle meşgul olan¸ görünürde halkla ve gönülde ise Hak ile beraber olan ehlullâhın meşrebine denir.”4
Hâmid-i Velî geçimini temin etmek maksadıyla burada kendi eliyle yapıp pişirdiği ekmekleri çarşı pazarda satan yaşlı bir zât olarak tanındığından kendisi “Somuncu Baba” ve “Ekmekçi Koca” olarak şöhret kazanmıştır.
Somuncu Baba’nın halk arasındaki bu mahviyeti Bursa Ulu Camii’nin açılışı sırasında sona ermiştir. Bilindiği gibi Yıldırım Bâyezid¸ Niğbolu Savaşı’ndan sonra şükrâne olarak Ulu Camii yaptırmıştı.  Camiin açılışı padişâhın dâmadı olan Emîr Buhârî’nin tavsiyesi üzerine¸ o zamana kadar kendisini gizleyen Somuncu Baba tarafından yapılmıştır. Okuduğu hutbeyle maddî ve mânevî ilimlerdeki vukûfiyeti ortaya çıkan Somuncu Baba bu olaydan sonra Hacı Bayram-ı Veli’yle birlikte Bursa’yı terk ederek Hacca gitmiştir. Dönüşünde de önce Aksaray’a uğramış burada oğlu Yûsuf-ı Hakîkî’yi bırakarak¸ diğer oğlu Halil Taybî ile Darende’ye gitmiş ve burada 1412 yılında vefat etmiştir. Tarihî vesîkalarda Hamîd-i Velî’nin Darende’de medfûn bulunduğu ve burasının Zâviye Mahallesi olarak zikredildiği kaydedilmektedir.5
Buraya kadar anlattıklarımızda¸ Somuncu Baba’nın müderris olarak medresede¸ Ekmekçi olarak halkın hizmetinde¸ vâiz olarak câmide hizmet ettiğini; Emîr Buhârî ve hükümdârın sohbetinde bulunduğunu görüyoruz. Diğer taraftan maddî ve mânevî ilimlerde birçok kişi yetiştirmiş¸ bunlardan bazıları vasıtasıyla hizmetleri çok geniş alanlara yayılmıştır. Onun en önemli takipçisi Hacı Bayram-ı Velî’dir.
Hacı Bayram-ı Velî’nin menkabevî hayatı yanında¸ onun da şeyhi Somuncu Baba gibi müderrislik yaptığı¸ Ankara’da müridleriyle ziraat faaliyetinde bulunduğu¸ Edirne’de hükümdarla görüşüp burada va’z ettiği bilinmektedir. Ancak sonunda hükümdarın yanında kalmayıp tekrar Ankara’ya halkın arasına dönmüştür.
Hacı Bayram’dan sonra Akşemseddîn Hazretlerinin de¸ Fatih’in yanındaki mevkiini bırakıp Göynük’e gelmesi ve böylece halkın içinde Hak’la beraber olarak yaşamayı tercih etmesi aynı  irşad ve hizmet anlayışının devamı niteliğindedir.
Somuncu Baba’nın etkilediği ve Bursa’da beraber bulundukları bir başka şahsiyet de o sıralarda kadılık yapan Şemseddîn Molla Fenârî’dir. Molla Fenârî¸ Hâmid-i Velî’nin Ulu Cami açılışındaki Fâtihâ tefsirindeki kudretini görerek ona intisap etmiştir.
Somuncu Baba sadece bunlarla yetinmemiş¸ Kırk Hadis Şerhi¸ Zikir Risâlesi ve Duâ Mecmûası gibi eserler de vererek medresede yetiştirmiş olduğu öğrencilerinin¸ müntesiplerinin ve umum halkın ilim irfan ve kültürünün artması yolunda çaba göstermiştir.
Somuncu Baba Hizmet Halkasının Bugünkü Durumu:
Somuncu Baba ahfâdından gelen Es-Seyyid Os

 

“Ulu Camiin açılışında okuduğu hutbeyle maddî ve mânevî ilimlerdeki vukûfiyeti ortaya çıkan Somuncu Baba bu olaydan sonra Hacı Bayram-ı Veli’yle birlikte Bursa’yı
terk ederek Hacca gitmiştir.”

 

“Hamîdeddîn Efendi¸ Kayseri’den sonra¸ Bursa’ya gitmiş ve bir ara Şeyhülislam da olan Molla Fenârî ile burada tanışmış ve onunla birlikte müderrislik yapmıştır. Bir müddet Bursa’da kaldıktan sonra ilmini daha da geliştirmek maksadıyla Şam’a hareket etmiştir”

man Hulûsi Efendi’nin gerek kendi yaşadığı dönemde (1914-1990)  ve gerekse kendisinden sonra yetiştirdiği talebeleri ve kurduğu vakıf vasıtasıyla aynı irşad ve hizmet halkasını devam ettirdiğini görüyoruz. Osman Hulûsi Efendi’nin mürşidi İhrâmcızâde İsmail Hakkı Toprak (1880-1969)’ın insanları irşâd hizmetleri yanı sıra hayatı boyunca cami¸ okul¸ içme suyu ve köprü inşa ve imârındaki faaliyetleri saymakla bitmez.6 Yine silsilenin ondan önceki meşâyıhından Mustafa Takî (1873-1925) müderrisliği yanında¸ bir müddet Sivas milletvekilliği yapmış¸ Arapça ve Farsçayı ileri derecede bilen âlim ve şair bir mürşittir.7 “Melek Hâfız” diye bilinen Tokâdî Mustafa Hâkî (1855-1919) ise Mekke’de medfûn bulunan Dağıstanlı Hamdi Efendi tarafından irşad vazifesiyle görevlendirilmiştir. 1908’den sonra Tokat mebusu olarak hizmet yaptığı sırada İstanbul Fatih’te Mustafa Efendi Dergâhı’nda ikamet etmişlerdir.8
Osman Hulûsi Efendi’nin Hizmet Alanları
Osman Hulûsi Efendi kendinden önceki meşâyıhının takip ettiği halkı irşad hizmetlerinin yanında cemiyetin her konuda ihtiyaç duyduğu maddî alanlardaki hizmetleri de ihmâl etmeyip çeşitli faaliyetler yapmayı gaye edinmiştir. 1986 yılında kurmuş olduğu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı vasıtasıyla bu hizmetleri yapmaya başlamıştır. Onun bizzat yaptırdığı ve yapımına vesile olduğu okul¸ cami¸ kütüphane v.s. sayısı 13’tür. Bunların yanı sıra yapılmasını arzu ettiği¸ fakat ömrü vefâ etmediği için sonuçlandıramadığı hizmetleri de kendinden sonra yerine geçen muhterem oğulları Hâmid Hamîdeddîn Efendi devam ettirmiş¸ birçokları da tamamlanarak hizmete açılmıştır. Bu çerçevede yine 200 Yataklı Darende Hulûsi Efendi Devlet Hastanesi’nin inşası başta olmak üzere bazı cami¸ türbe ve kütüphane gibi tarihi eserlerin restorasyonu¸ Tohma Kanyonu ve Gökpınar projelerinin uygulamaları bitirilmiştir.
Bazılarını zikrettiğimiz bu hizmetleri genel olarak şöyle sınıflandırabiliriz:
İmamet ve Hitabet Hizmetleri:
Hulûsi Efendi¸ babası Hatip Hasan Efendi’nin 25 Ocak 1945’te vefat etmesi üzerine onun yerine Şeyh Hamîd-i Velî Câmiinde imam ve hatiplik görevine başlamıştır. Sekiz sene fahrî olarak sürdürdükten sonra 1953 senesinde kadroya geçmiş ve 01.07.1987 tarihinde emekli oluncaya kadar bu görevi aralıksız devam ettirmiştir.  Camide yaptığı va’zları ve hutbeleri kendisi hazırlamıştır. Çeşitli zamanlarda okuduğu hutbelerinden 150 adedi bir araya getirilerek meydana getirilen eser¸ günümüz alfabesi ile çevrilerek yayınlanmıştır.9
İrşad ve Tebliğ Hizmetleri:
Osman Hulûsi Efendi¸ sık sık babasını ziyarete gelen Sivaslı İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi’yi küçük yaşından itibaren tanımış¸ hizmetinde bulunmuş¸ daha sonra da kendisine intisap ederek gösterdiği usûl üzere seyr ü sülûkunu tamamlamıştır. Şeyhinin 2 Ağustos 1969’da vefat etmesi üzerine onun halifesi olmuştur. İmamlık vazifesiyle cemaate va’z ettiği gibi irşad hizmetiyle görevli olduktan sonra da ziyaretlerle ve çeşitli sohbetleriyle müntesiplerini irşad etmiştir. Bunun yanında yazmış olduğu mektuplarıyla da onlara nasihatlarda bulunmuş ve çeşitli sorularını cevaplayarak mânevî terbiyelerini takip etmiştir. Yazmış oldukları mektupları da ayrıca basılmış bulunmaktadır.10
Maârif ve Kültür Hizmetleri
Osman Hulûsi Efendi¸ Darende’nin içinde¸ civar köy ve ilçelerde bir çok ilkokul¸ ortaokul¸ lise¸ fakülte ve Kur’ân kursu binalarının yapılması için dernekler kurulmasına önderlik etmiş¸ toplanan yardımlarla bu öğretim kurumlarının hizmete açılmasını sağlamıştır. Bunların dışında hayatı boyunca cami¸ minare¸ medrese¸ bedesten¸ çeşme¸ kütüphane¸ türbe v.s. gibi tarih ve kültür bakımından önemli olan eserlerin tamir ve bakımı için gayret sarf etmiştir. Bunlardan birçoğu sağlığında bitirilmiş¸ proje safhasında kalan bazı eserler de vefatından sora kendisinin kurduğu vakıf tarafından ikmâl edilmiştir.
Osman Hulûsi Efendi bunların yanında hayatı boyunca Darende ve çevresinde bulunan elyazma ve matbu kitapları toplamış¸ içinde binlerce elyazması eserin yer aldığı iki kütüphane meydana getirmiştir. Bunun yanında çok değerli birçok kültür eşyalarını¸  arşiv belgelerini¸ Darende tarihî vesikasındaki netileğindeki ve tarihi şahsiyetlere ait fotoğrafları toplamış¸ bunların sergilendiği bir de müze oluşmasını sağlamıştır.
Sosyal Dayanışma ve Yardım Hizmetleri
Osman Hulûsi  Efendi bir şiirinde şöyle demektedir:
Garazsız hem ivazsız hizmet et her canlıya
Kimsesizin düşkünün ayağı ol eli ol
Güneş gibi şefkatli yer gibi tevâzulu
Su gibi sehâvetli merhametle dolu ol11
Bu beyitlerde ifade edilen tavsiyeleri Hulûsi Efendi önce kendi nefsinde tatbik etmiş ve bunları gerçekleştirmek için nerede ihtiyaç sahibi bir öğrenci¸ âile¸ hasta ve fakir görse onlara ulaşmak için gayret sarfetmiş¸ onların ihtiyaçlarını gidermek için müesseseler kurulmasını arzu etmiştir.
Orta ve Yüksek öğretim için modern yurtlar yaparak öğrencilerin daha rahat ortamlarda okumalarını temin etmiş¸ başarılı ve muhtaç olanlara burslar vermiş¸ Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine aynî ve nakdî yardımlar dağıtmış ve Kurban münasebetiyle de yurt işi ve dışında binlerce Kurban organizesi yaparak nice fakirleri sevindirmiştir.
Yayın Faaliyetleri
Başta Somuncu Baba ve oğlu Yusuf-ı Hakîkî olmak üzere bu yolun devamında Hacı Bayram-ı Velî¸ Eşrefoğlu Rûmî¸ Akşemseddîn v.b bazı şeyhlerin manzum ve mensur irili ufaklı eserler verdiği bilinmektedir. Osman Hulûsi Efendi de bu vâdîde yürümüş¸ manzum ve mensur eserler ortaya koymuştur. Bu eserlerden bazıları önceleri Somuncu Baba Araştırma ve Kültür Merkezi¸ Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı ve daha sonra da Nasihat yayınları tarafından yayınlanmaktadır. Bunların yanı sıra Somuncu Baba Dergisi ve ekindeki çoçuk dergisiyle her yaşta insanımızın kültür ve irfan hayatına katkıda bulunulmaktadır.
Osman Hulûsi Efendi’nin sağlığında kendisinin ve vefâtından sonra oğlu Hâmid Hamîdeddîn Efendi’nin başkanlığını yaptığı Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı’nın hizmetlerini böyle kısa bir yazıyla tanıtmak mümkün değildir. Bu konudaki yeterli bilgi ancak ortaya konulan eserleri yerinde görerek veya yazılan eserlere müracaat edilerek elde edilebilir.12
Darende’deki Somuncu Baba zâviyesinin tarih boyunca nice velilerin yatağı; gönüllere ferahlık veren feyz ve rahmet bucağı olduğunu; rûhî sıkıntılarla ve gamla gelenlerin tabîî ve mânevî feyizler alarak zevk ve sürûr elde ederek döndüklerini; ilim ve hikmet kaynağı olduğunu ifade eden Osman Hulûsi Efendi’nin şu şiiri bunları çok güzel özetlemektedir:
Somuncu Baba ocağıdır Zâviyem
Yüce velîler yatağıdır Zâviyem

Gönüllere hep ferahlık bahşeder
Feyz ü rahmet bucağıdır Zâviyem

Tâceddîn Velî Hazretlerinin
Kurulmuş bir otağıdır Zâviyem

Gamlı gelen neşelenip şâd gider
Zevk ü sürûr kaynağıdır Zâviyem

Ol güzeli ancak bilenler bilir
Darende’nin yüz ağıdır Zâviyem

Perde-i gaybı bilenler söylemiş
İlim hikmet menbaıdır Zâviyem

Bunda huzur bunda sürûr bunda nûr
Hep güzeller oymağıdır Zâviyem13

 

Dipnot
* Prof. Dr.

1          Bu hususta geniş bilgi için bkz.: Ömer Lütfü Barkan¸ “Kolonizatör Türk Dervişleri”¸ Vakıflar Dergisi¸ c.II¸ s.279-304.Ankara¸ 1942.
2          Ahmed-i Yesevî’nin Türk dünyasındaki etkileri için bkz: Yesevîlik Bilgisi¸ (Hazırlayanlar: Prof. Dr. Mustafa İsen – Prof. Dr. Cemal Kurnaz – Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tatçı)¸  Ahmed Yesevi Vakfı Yayınları¸ Ankara 1998.
3          Bkz. Osmanzâde Hüseyin Vassâf¸ Sefîne-i Evliy⸠(Hazırlayanlar: Prof. Dr. Mehmet Akkuş – Prof. Dr. Ali Yılmaz)¸ Kitabevi Yayınları¸ İstanbul 2006¸ c.II¸ s.433-434
4          Hasan Kamil Yılmaz¸ XV.Asırda Anadolu Mutasavvıfları Arasında Somuncu Baba’nın Yeri¸ Somuncu Baba Sempozyumu Bildirileri s. 21¸ Ank.¸1997.
5          Somuncu Baba’nın hayatı ve nesebi hakkında bakınız: Prof. Dr. Ahmed Akgündüz¸ Arşiv Belgeleri Işığında Somuncu Baba ve Neseb-i Âlîsi¸ es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı Yayınları¸ İstanbul Mayıs 1995.
6          Bu hususta bakınız.: Yard. Doç. Dr. Lütfi Alıcı¸ İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi Hayatı Şahsiyeti ve Eserleri¸ Somuncu Baba Araştırma ve Kültür Merkezi Yayınları¸ Ankara 2001.
7          Doç. Dr. Cemal Ağırman¸ Sivas Mebusu Mustafa Takî Efendi Hayatı Eserleri ve Bazı Düşünceleri¸ Sivas 1000 Temel Eser¸ Sivas 2006.
8          Bu hususta bakınız: İsmail Palakoğlu¸ Gönüller Sultanı es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi¸  Somuncu Baba Araştırma ve Kültür Merkezi Yayınları¸ (2. baskı) Ankara¸  2005.
9          Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi¸ Şeyh Hâmid-i Velî Minberinden Hutbeler¸ (Hazırlayanlar: Prof. Dr. Mehmet Akkuş- Prof. Dr. Ali Yılmaz)¸ Nasihat Yayınları¸ İstanbul¸ 2006.
10        Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi¸ Mektûbât¸ (Hazırlayanlar: Prof. Dr. Mehmet Akkuş- Prof. Dr. Ali Yılmaz)¸ Nasihat Yayınları¸ İstanbul¸ 2006.
11        Dîvân-ı Hulûsi-i Dârendevî¸ (Hazırlayanlar: Prof. Dr. Mehmet Akkuş- Prof. Dr. Ali Yılmaz)¸ Nasihat Yayınları¸ İstanbul¸ 2006.
12        Bkz. Meselâ: İsmail Palakoğlu¸ A.g.e.
13        Dîvân-ı Hulûsi-i Dârendevî¸ s.216.

|  * Prof. Dr.
Mobil Uygulamalar
Yeni Sayı
Son Sayıyı indirmek için tıklayınız
PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
Çocuk Ekini PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
   A. Ali YILMAZ
   Abdulaziz HATİP
   Abdulbaki KÖMÜR
   Abdulkadir YUVALI
   Abdullah DOĞAN
   Abdullah PAKOĞLU
   Abdullah SATOĞLU
   Abdullah ŞANLIDAĞ
   Abdurrahim KARAKOÇ
   Adem GÜVEN
   Adem SOLAK
   Adil AYDIN
   Ahmed Sami EL-AYİDİ
   Ahmet AKGÜNDÜZ
   Ahmet BEYOĞLU
   Ahmet BULUT
   Ahmet EFE
   Ahmet SARGIN
   Ahmet Süreyya DURNA
   Ahmet UĞUR
   Ahmet YILDIRIM
   Ahmet YOZGAT
   Ali AYGÜN
   Ali COŞKUN
   Ali ÇANKIRILI
   Ali ÇAVUŞOĞLU
   Ali KINIK
   Ali Osman BAŞKURT
   Ali Osman ÖZCAN
   Ali Rıza MALKOÇ
   Ali SEYYAR
   Amina Siljak JESENKOVİÇ
   Arif Nihat ASYA
   Âşık Behram AKTEMUR
   Aşık ERDALİ
   Aşık Kadimi
   Aşık Kul Nuri
   Âşık Mahrumi
   Âşık Osman FEYMÂNÎ
   Âşık Şeref TAŞLIOVA
   ATALAY YÖRÜKOĞLU
   Aydın ADİLOĞLU
   Aydın BAŞAR
   Aydın TALAY
   Ayhan BİNGÖL
   Ayşe Benek KAYA
   Ayşe ENGİN
   Ayşe SEVİM
   Ayşenur ÇELİKKAYA
   Aziz ÖNCEL
   Bahattin KARAKOÇ
   Bahtiyar ASLAN
   Bayram Ali ÇETİNKAYA
   Bilal YAVUZ
   Bülent ÖZCAN
   Büşra ŞAHİN
   Cafer KELKİT
   Carl Sharif El-Tobgui
   Celalettin KURT
   Cemal AĞIRMAN
   Cihan OKUYUCU
   Cihangir DOĞAN
   Çetin TARI
   Çocuklar için
   Dahiye AKGÜL
   Dilaver GÜRER
   Durmuş TATLILIOĞLU
   Ekrem KAFTAN
   Ekrem YALBUZ
   Elif ÇELİK
   ELİFE PLATİN
   Emine BUDAK
   Emre ARSLAN
   Ender YILMAZ
   Enes PALA
   Engin NAMLI
   Engin TÜTÜNCÜ
   Enis TABAK
   Enver GÜRKAN
   Erdoğan KANDAKOĞLU
   Ergun GÖZE
   Erol AFŞİN
   Erol ELMAS
   Esma TOK
   Fatih ERKOÇOĞLU
   Fatih KERİMOĞLU
   Fatma GÜLEŞEN
   Fatma Nur GÜLEN
   Fatma UÇARLAR
   Fazıl Ahmet BAHADIR
   Fazlı ARSLAN
   Feyza Nur YILDIRIM
   Feyzi HALICI
   Funda KOÇ
   Gürünlü Aşık GÜLHANİ
   H. Hasan UĞUR
   Halil ATALAY
   Halil GÖKKAYA
   Halime ÇETİN
   Halit ÖZDÜZEN
   Halit YILDIRIM
   Hasan Ali GÖKSOY
   Hasan MAHİR
   Hatice Aksu
   Hatice Cemile AYDIN
   Hatice EĞİLMEZ KAYA
   Hatice SEZER
   Hayati OTYAKMAZ
   Hidayet YILDIZ
   Hilal Sebahat ÖZCAN
   Hilda SARICA
   Huzeyme Yeşim KOÇAK
   Hüseyin ÇALDAK
   Hüseyin ERKAN
   Hüseyin KAYA
   Hüseyin PEKER
   Hüsne YILDRIM
   İ.Bekir TEZ
   İbrahim AKIN
   İbrahim ARPACI
   İbrahim BALCIOĞLU
   İbrahim ÖZGÜN
   İbrahim SAĞIR
   İbrahim SARIÇAM
   İbrahim ŞAHİN
   İbrahim YARIŞ
   İdris ŞENGÜL
   İmdat AVŞAR
   İsa KAYACAN
   İsa KOCAKAPLAN
   İsa YAR
   İsmail Adil ŞAHİN
   İsmail ÇALIŞKAN
   İsmail PALAKOĞLU
   Kadir DEMİRCİ
   Kadir KARAMAN
   Kevser BAKİ
   Kübra DEMİR
   Leyla KANVEREN
   M. Ali KÖSEOĞLU
   M. Fatih GENÇ
   M. Halistin KUKUL
   M. Zeki DUMAN
   Mehmet Akif İNAN
   Mehmet Ali VAR
   Mehmet ÇALIK
   Mehmet DOĞAN
   Mehmet GÖZÜKARA
   Mehmet Zeki AYDIN
   Melike GÜNYÜZ
   Merve YÜZBAŞILAR
   Metin AYDIN
   Metin ÖZDEMİR
   Mevlüt ÖZDEN
   Mikail ÇOLAK
   Muammer YILMAZ
   Muhammed Bedrettin TOPRAK
   Muhammed HALICI
   Muhammed İsa ÖZTÜRK
   Muhammed Murat GÖZÜBÜYÜK
   Murat ÇETİN
   Murat ÇOBANOĞLU
   Murat DEMİR
   Murat SERDAR
   Musa TAKÇI
   Mustafa AKGÜN
   Mustafa AKYOL
   Mustafa BECİT
   Mustafa KARA
   Mustafa KAYAPINAR
   Mustafa KÜÇÜK
   Mustafa NUTKU
   Mustafa OĞUZ
   Mustafa SANCAR
   Naciye TEKTAŞ
   Nazlı Rana GÜREL
   Nebi HOCAZADE
   Necati TOPÇU
   Necmettin SARIOĞLU
   Necmettin YURTSEVEN
   Nedim UÇAR
   Nesimi YAZICI
   Neslihan ÇÖREKÇİ
   Neşe KOÇAK
   Nevzat TÜRKTEN
   Nidayi SEVİM
   Nihat DAĞLI
   Nuran ÖZDEN
   Nurhan YILDIRIM
   Olcay YAZICI
   Osman BAYMAK
   Osman SARI
   Ozan Dertli Polat
   Özcan ÜNLÜ
   Özgül ÇAĞLAYAN
   Özlem DEĞİRMENCİ
   Ramazan DURANOĞLU
   Ramazan PAMUK
   Ramazan YILDIZ
   Recep AYIK
   Recep SARIHAN
   Rıdvan MIHOĞLU
   Rıfkı KAYMAZ
   Rukiye AYDOĞDU
   Ruzwan MOHAMMED
   Sadık YALSIZUÇANLAR
   Sait ÖZER
   Sait ÖZTÜRK
   Salih Cenap BAYDAR
   SBD Haber Servisi
   SBD Kültür-Sanat Servisi
   Selahattin CANSIZ
   Selma ÖZDEN
   Semih KAÇAR
   Semra Sena GÜRSOY
   Sencer ÖNDEROĞLU
   Senem GEZEROĞLU
   Sergül VURAL
   Serkan KAMIŞLI
   Servet YÜKSEL
   Sevgi SEVİM
   Sezai TAŞKIN
   Sıddık ÖZER
   Sıdıka & Mesude SARI
   Sıdıka KENT
   Sinan SARIKAYA
   Suna İŞCEN
   Süleyman DOĞAN
   Sümeyye YILDIZ
   Şakir GÖNÜLCE
   Şehri KARACOŞKUN
   Şeniz AYAZ
   Şevki SAKA
   Şeyh Hamid-i Veli Hz
   Şeyma KOÇAK
   Şükrü ÖKSÜZ
   Şükrü ÜNAL
   Taha YILDIZ
   Taner KARAHAN
   Tarık ABDULGELİL
   Tayyip SALİH
   Tolga ÇEVİK
   Tülay EKİNCİ
   Tülay KOÇAK
   Umran AY
   Umut BULUT
   Ümit Fehmi SORGUNLU
   Ümit Zeynep KAYABAŞ
   Üzeyir OK
   Vehbi VAKKASOĞLU
   Yaşar ALPARSLAN
   Yaşar ÖZKAN
   Yıldız ERASLAN
   Yunus GÜLDEMİR
   Yusuf AKYÜZ
   Yusuf BİLGE
   Yusuf Coşkun BENEFŞE
   Yusuf DURSUN
   Zafer ŞIK
Anasayfa | Arşiv | Hakkımızda | Abonelik | Reklam | Künye | Bize Ulaşın