Başyazı
   Hutbeler
   Mektubat
   Divan-ı Hulûsi
   Din ve Hayat
   Hulûsi kalb'den
   İlim ve Hayat
   Hatıralar
   Peygamber İklimi
   Edebiyat
   Düşünce
   Şiir
   Röportaj
   Tasavvuf
   Fıkıh
   Gezi
   Kırk Hadis
   Tarih
   İktisat
   Eğitim
   Psikoloji
   Altın Silsile
   Bilim ve Hikmet
   Araştırma
   Güzel İsimler
   Örnek Hayatlar
   Kültür
   Deneme
   Hikaye
   Kültür-Sanat
   Sahabe Albümü
   Portre
   Sûfî Perspektif
   Sağlık
   Aile
   Hayat ve İnsan
   Güncel
   Haber
   Kitaplık
   Çocuklar İçin
   Gönülden İkramlar
   Yayıncıdan
 
  Tarih   İsmail ÇOLAK
   |Sayı  :117
OSMANLI'DA ÇEVRE
"İslâm'da çevrenin korunması bazı ilkelere dayanır. İsraf haramdır¸ temizlik dinin yarısıdır¸ zarar-ziyanı temizlemek toplumun menfaatini korumak sevaptır. Kur'an¸ bu sebeple denge ve düzenden söz eder. Dünya bir nimettir; insanoğlu bu nimeti korumakla ve israf etmeden faydalanmakla mükelleftir. Çünkü verilen nimette diğer insanların ve canlıların hakkı vardır. Nimette israf ve nimeti gözetmemek bir nankörlük ve hakka tecavüzdür."

Çevre Hassasiyetinin Dinî Kaynağı

Osmanlı Devleti¸ bütün hususlarda gösterdiği derin hassasiyeti çevre konusunda da göstermiş¸ bunu yasal düzenlemeler ve müeyyideler ile ortaya koymuştur. Osmanlı'da çevre kültürünün zihni arka planını İslâmî esaslar belirlemekteydi. İslâmî hükümleri dikkate almadan Osmanlı yöneticisinin çevreye ilişkin düzenlemelerini ve Osmanlı toplumunun çevreye karşı tutumunu değerlendirmek eksik kalır.

İslâm'da çevrenin korunması bazı ilkelere dayanır. İsraf haramdır¸ temizlik dinin yarısıdır¸ zarar-ziyanı temizlemek toplumun menfaatini korumak sevaptır. Kur'an¸ bu sebeple denge ve düzenden söz eder. Dünya bir nimettir; insanoğlu bu nimeti korumakla ve israf etmeden faydalanmakla mükelleftir. Çünkü verilen nimette diğer insanların ve canlıların hakkı vardır. Nimette israf ve nimeti gözetmemek bir nankörlük ve hakka tecavüzdür.

Kur'an¸ temizlik konularında da İslâm toplumunu daima uyarır. Pek çok ayet manevî temizliğin yanında maddi temizliğe de atıfta bulunur. Ayrıca Kur'an¸ cenneti ağacı¸ yeşili¸ suyu bol olan bir harikulade bir mekân olarak tarif eder. Bununla¸ içinde yaşanılan ve olması gereken çevrenin nasıl olması gerektiğine dikkat çeker.

 

Çevre Bilincinin Kültüre Dönüşmesi

Osmanlı sultanları¸ halkın hayat standartlarının yükselmesini¸ sadece satın alma gücünün artırılması değil¸ fiziki çevrenin de yaşanabilir bir mekân hâline getirilmesi olarak algılamışlardır. Osmanlı'nın modern dünyaya bıraktığı en önemli miraslardan biri de¸ çağdaşlarının çok ötesinde bir çevre kültürü bırakmış olmasıdır. Osmanlı insanı ve yöneticisi¸ kendisini tabiata göre şekillendirirken; bugünün modern toplumları ve insanı¸ tabiatı kendisine göre şekillendirmeye çalışmaktadır.

Bu noktada şunun altını önemle çizmemiz gerekir: Osmanlı Devleti¸ II. Beyazıt devrinde çıkan Bursa¸ İstanbul ve Edirne İhtisâb (Belediye) Kanunnameleri ile dünyada ilk defa¸ en geniş belediye kanununu hazırlayan bunun yanı sıra dünyada ilk tüketici haklarını koruma kanunu¸ ilk gıda maddeleri nizamnamesi¸ ilk standartlar kanunu ve ilk çevre nizamnamesini de düzenleyen ülke olmuştur.

Osmanlı Devletinde şehir¸ kaza ve köylerde¸ şehrin emniyet ve asayişini temin eden¸ maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususi memurlar vardı. Bunlara¸ Subaşı denmekteydi. Köy ve kasabalardakine il subaşları¸ büyük merkezdekilerine ise şehir subaşları denirdi. Osman Bey' in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaşı olduğunu kaydedersek¸ Osmanlıların yerleşim merkezlerinin emniyet¸ asayiş¸ maddî-manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız.

Osmanlı'da çevrenin¸ havanın¸ limanların ve körfezlerin¸ cadde ve sokakların temizliğine verilen önem hususunda pek çok misal vardır. 1539 tarihli Edirne Subaşısı'na gönderilen fermana bakıldığında¸ şahısların ev ve dükkânlarını temiz tutmaları¸ pislik varsa giderilmesi¸ çöplük subaşısının mahallelerdeki mezbeleyi kaldırtması¸ hamamların katı ve sıvı atıklarının temizlenmesi¸ evlerden çamaşır yıkanan suların yola dökülmemesi¸ hayvan leşlerinin insanların yaşadığı mekânlardan uzaklaştırılması¸ açık mezarlık bırakılmayıp duvar çekilmesi¸ at arabalarının özel mülke konulması konularını içerdiği görülmektedir.

Daha 1559 gibi erken bir tarihte¸ Ağriboz limanına gelen gemilerin safra dökmelerinin engellenmesi için Ağriboz sancakbeyine hüküm yazılmıştır. 25 Temmuz 1886 tarihli belgede¸ Çanakkale'nin havasının bozulmasına sebep olan 60 bin arşın bataklığın kurutulmasına ilişkin bilgiler yer almaktadır. 1559 tarihli bir divan kararında da Sapanca dağlarından ağaç kesiminin yasaklandığı belirtilmektedir. Sergilenen bu duyarlı davranışlar sebebiyledir ki¸ yakın tarihe kadar Osmanlı'da çevre kirlenmesi ya da çevre problemi diye bir sıkıntı yaşanmamıştır. Çünkü bu konuda¸ henüz hiçbir tehlike olmadığı halde tedbirli hareket edilmiş¸ önemli kararlar alınmış¸ çok hassas bir anlayış ve uygulama içerisinde olunmuştur.

 

Çevre ve Sokak Temizliği

Osmanlı¸ İstanbul'u nasıl temizliyordu? Osmanlı'da çöp problemi var mıydı? Toplanan atıklar ne yapılıyordu? Osmanlı¸ İstanbul'u nasıl bir "Çiçek Şehir" veya "Gülistan" hâline getirmişti? Osmanlı'da şehrin temizliğini¸ Subaşı'nın emrinde çalışan "çöpçü subaşı" yapmakta ve denetlemekteydi. Çöpçübaşı sokakları acemi oğlanlarına temizletirdi. Bu çöpçülerin sayısı bin kadardı ve garip kıyafetleri olup¸ matruş ve keçe külahı giyerlerdi. Çöplük subaşısı¸ onlara İstanbul sokaklarındaki bütün çöp¸ hayvan pisliği ve kalıntıları toplatırdı. Evliya Çelebi'nin anlattığına göre¸ sepetlerde toplanan çöpler deniz kenarlarında çamur teknelerinde ayrıştırılırdı. O devirde sanayi artıkları olmadığı için çöpler suda erir gider deniz kirlenmezdi.

Çarşı temizliğinden çarşı esnafı¸ mahalle aralarının¸ meydanların¸ sokakların temizlenmesinden ve mesken çöplerinin toplanmasından da "arayıcı teşkilatı" sorumluydu. Çarşı temizliği için yapılacak harcamalar "avarız sandığı" denilen esnaf sandıklarından karşılanırdı. Mahalle temizliği ise¸ mahalle imamına bırakılmıştı. Mahalle sakinlerinin mutlaka katı ve sıvı atıklarını bir nizam dâhilinde atmaları gerekiyordu. 1593 tarihli kararda çirkapların (sıvı atıkların) evlerden gelişigüzel dışarı akıtılmaması ve umumun geçtiği yola bırakılmaması istenmişti.

 

 

Çevre Suçları ve Cezaları

Osmanlı yöneticilerinin üzerinde durdukları önemli konulardan biri de yapıların bir nizam dâhilinde inşasıdır. Bütün Osmanlı dönemlerinde¸ özellikle İstanbul ile ilgili fevkalade düzenlemelerin yapıldığı görülür. 1559 tarihli bir divan kararı¸ sur diplerine ev yapılmasını yasaklıyordu. Kararda yapılacak ev ve dükkânların hangi ölçüler içerisinde yapılması gerektiği de açıklanıyordu. Şehirde yapılacak binaların mutlak surette bir plan dâhilinde yapılması daima gözetilmiştir. 1744 tarihli bir kararda¸ Balat'ta inşa olunacak binanın belirlenen ölçüler içerisinde yapılmasına ruhsat verildiği¸ bu ölçülere uymadığı takdirde yıkılacağı belirtilmekteydi.

Şehir planlaması noktasında görülen bazı düzenlemeler de dikkati çekmektedir. 1573 tarihinde Mimar Sinan'a gönderilen bir hükümde Ayasofya Camii etrafına usulsüz yapılan evlerin ve binaların yıkılması ve camiin sağ ve sol taraflarının 35'er arşın boş bırakılması istenmektedir. Yine Osmanlı İstanbul'unda¸ binaların yapımı ile ilgili hususlar içerisinde yanan evlerin taştan yapılması¸ caddeler üzerine şahnişin ve çardak çıkarılmaması gibi şehir nizamına zarar verecek yapılanmalar önlenmiştir.

Şehre gelen içme suyu konusu da Osmanlı idarecilerinin üzerinde hassasiyetle durdukları konulardan biriydi. Suyun şehre geldiği yol güzergâhına yerleşim yapılmaması temel bir prensip gibi gözükmektedir. 1567 tarihinde Haslar kadısına yazılan hükümde Kırkçeşme suyu ve diğer suların geçtiği güzergâhlara bağ¸ bahçe yapılması¸ ev inşa edilmesi kesinlikle yasaklanıyordu.

Kanunî tarafından 1539'da¸ Edirne'nin mahalle¸ sokak ve çarşılarının temizliğine dair hazırlanan ve dünyanın ilk en mükemmel çevre nizamnamesi olarak kabul edilen "Çevre Temizliği Yasaknamesi"nde ise şu esaslar ve yasaklar ortaya konulmuştu:

Evlerin ve dükkânların çevrelerinin temiz tutulması¸ görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettirilmesi¸ hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi¸ çevreyi kirleten esnafın atık maddeleri ve pis sularını tamamen boş yerlere ve şehir dışına atmaları mecburiyeti¸ arabacıların arabalarını ev ve dükkânların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma zorunluluğu.

 Öte yandan¸ 16. yüzyılda¸ İstanbul'daki yangınların çoğunun bozuk bacalardan kaynaklandığı tespit edilmiş ve bozuk bacalı evlerin mimarları meslekten men edildiği gibi¸ baca kullanımına ve temizliğine uymayanlara "Baca Cezası" konmuştu.

 

Kaynakça: Mehmet Mazak¸ Osmanlıda Çevre ve Sokak Temizliği¸ İstanbul 2001¸ İSTAÇ Yay.; Ahmed Akgündüz¸ Osmanlı Kanunnameleri ve Hukuki Tahlilleri¸ C.6¸ İstanbul 1993; Ahmet Refik¸ On Birinci Asr-ı Hicri'de İstanbul Hayatı¸ İstanbul 1988; Ahmet Tabakoğlu ve Diğerleri¸ İstanbul'da Sosyal Hayat 1-2¸ İstanbul 1997-1998; Reşat Ekrem Koçu¸ İstanbul Ansiklopedisi¸ İlgili Maddeler¸ İstanbul 1958-1971; Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi¸ İstanbul 1996¸ Tarih Vakfı Yay.; Ahmed Akgündüz¸ Said Öztürk¸ Bilinmeyen Osmanlı¸ İstanbul 1999¸ OSAV Yay.; Said Öztürk¸ "Osmanlı Çevre Kültürü"¸ http://www.osmanli.org.tr/yazi-4-298.html; İsmet Binark¸ "Arşiv Belgeleri Işığında Osmanlı'da Çevrecilik Anlayışı"¸ Mimar ve Mühendis Dergisi¸ Sayı: 26; Servet Armağan¸ "İslâm Çevre Hukukunun Genel Esasları"¸ İnsan ve Çevre¸ İstanbul 1992.

|  
Yeni Sayı
Son Sayıyı indirmek için tıklayınız
PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
Çocuk Ekini PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
   A. Şemsettin ATEŞ
   Abdullah DOĞAN
   Abdullah KAHRAMAN
   Abdullah SATOĞLU
   Abdullah ŞANLIDAĞ
   Abdurrahim KARAKOÇ
   Abdülmecit İSLAMOĞLU
   Adil AYDIN
   Ahmet AKGÜNDÜZ
   Ahmet EFE
   Ahmet Süreyya DURNA
   Ahmet Tevfik OZAN
   Ahmet YOZGAT
   Akın DİNDAR
   Ali AKPINAR
   Ali ÇAVUŞOĞLU
   Ali ÖZKANLI
   Ali YILMAZ
   Alim YILDIZ
   Aydın BAŞAR
   Aydın TALAY
   Bayram Ali ÇETİNKAYA
   Bekir OĞUZBAŞARAN
   Bilal KEMİKLİ
   Bülent ÖZCAN
   Bünyamin ERUL
   Cafer KELKİT
   Cemal AĞIRMAN
   Cemil GÜLSEREN
   Dilaver GÜRER
   Durmuş TATLILIOĞLU
   Ekrem KAFTAN
   Ekrem YALBUZ
   ELİFE PLATİN
   Enbiya YILDIRIM
   Enes PALA
   Ergun GÖZE
   Erol ELMAS
   Fatih ÇINAR
   Fatih ERKOÇOĞLU
   Fatih KERİMOĞLU
   Fazıl Ahmet BAHADIR
   Fazlı ARSLAN
   Feyza Nur YILDIRIM
   Feyzi HALICI
   Gürünlü Aşık GÜLHANİ
   Halil GÖKKAYA
   Halil İbrahim ŞİMŞEK
   Hasan Ali GÖKSOY
   Hasan MAHİR
   Hayati OTYAKMAZ
   Hızır İrfan ÖNDER
   Hilal Sebahat ÖZCAN
   Hüseyin ÇALDAK
   Hüseyin PEKER
   İbrahim SARIÇAM
   İbrahim ŞAHİN
   İbrahim YARIŞ
   İdris ŞENGÜL
   İsa KAYACAN
   İsa YAR
   İsmail ÇOLAK
   İsmail PALAKOĞLU
   Kadir KARAMAN
   Kadir ÖZKÖSE
   Kevser BAKİ
   M. Aybike SİNAN
   M. Fatih GENÇ
   M. Halistin KUKUL
   M. İlyas SUBAŞI
   M. Nuri YARDIM
   M. Zeki DUMAN
   M.Nihat MALKOÇ
   Mahmut YEŞİL
   Mehmet AKKUŞ
   Mehmet Emin AY
   Mehmet Nuri YARDIM
   Mehmet SERTPOLAT
   Mehmet TAŞTEMİR
   Mehmet Zeki AYDIN
   Meryem Aybike SİNAN
   Mesude SARI
   Metin ÖZDEMİR
   Mikail ÇOLAK
   Muhammed HALICI
   Muharrem AKIN
   Muhsin ilyas SUBAŞI
   Mukadder Ârif YÜKSEL
   Murat ÇETİN
   Murat ÇOBANOĞLU
   Musa TEKTAŞ
   Mustafa KARA
   Mustafa NUTKU
   Mustafa OĞUZ
   Mustafa ÖNDER
   Mustafa ÖZÇELİK
   Mürsel GÜNDOĞDU
   Nazlı Rana GÜREL
   Necmettin SARIOĞLU
   Necmettin YURTSEVEN
   Nesimi YAZICI
   Neslihan ÇÖREKÇİ
   Nevzat TÜRKTEN
   Nihat DAĞLI
   Nihat MALKOÇ
   Nuran ÖZDEN
   Olcay YAZICI
   Osman BAYMAK
   Rabia BARIŞ
   Ramazan ALTINTAŞ
   Ramazan DURANOĞLU
   Ramazan YILDIZ
   Raziye SAĞLAM
   Resul KESENCELİ
   Rıdvan MIHOĞLU
   Rıfat ARAZ
   Rıfkı KAYMAZ
   Rukiye AYDOĞDU
   Sadık YALSIZUÇANLAR
   Sait ÖZER
   Salih Cenap BAYDAR
   Sebahaddin ATEŞ
   Sefa SAYGILI
   Sencer ÖNDEROĞLU
   Sıdıka & Mesude SARI
   Sırrı ER
   Şevki SAKA
   Taha YILDIZ
   Tayyip SALİH
   Tolga ÇEVİK
   Umut BULUT
   Ümit Fehmi SORGUNLU
   Vedat Ali TOK
   Yaşar ÖZKAN
   Yavuz Bülent BÂKİLER
   Yunus GÜLDEMİR
   Yusuf AKYÜZ
   Yusuf Coşkun BENEFŞE
   Yusuf HALICI
   Zafer ŞIK
   A. Ali YILMAZ
   Abdulaziz HATİP
   Adem GÜVEN
   Adem SOLAK
   Ahmet BEYOĞLU
   Ahmet Mahir PEKŞEN
   Ahmet UĞUR
   Ahmet YILDIRIM
   Ali Osman BAŞKURT
   Ali Osman ÖZCAN
   Ali Rıza MALKOÇ
   Arif Nihat ASYA
   Âşık Osman FEYMÂNÎ
   Âşık Şeref TAŞLIOVA
   ATALAY YÖRÜKOĞLU
   Aydın ADİLOĞLU
   Ayhan BİNGÖL
   Ayşe Benek KAYA
   Bahtiyar ASLAN
   Bestami YAZGAN
   Ekrem YALBUZ
   Emine BUDAK
   Ender YILMAZ
   Engin TÜTÜNCÜ
   Enis TABAK
   Fatma UÇARLAR
   Halil ATALAY
   Halit ÖZDÜZEN
   Halit YILDIRIM
   Hanifi KARA
   Hatice Aksu
   Hatice Cemile AYDIN
   Hatice SEZER
   Hilda SARICA
   Hüseyin KAYA
   İ.Bekir TEZ
   İbrahim AKIN
   İbrahim ARPACI
   İbrahim BALCIOĞLU
   İsmail ÇALIŞKAN
   Leyla KANVEREN
   M. Ali KÖSEOĞLU
   M. Emin KARABACAK
   Mehmet Akif İNAN
   Mehmet ÇALIK
   Mehmet DERE
   Mehmet SOYSALDI
   Melike GÜNYÜZ
   Mevlüt ÖZDEN
   Muammer YILMAZ
   Murat DEMİR
   Murat SERDAR
   Musa TAKÇI
   Mustafa AKYOL
   Mustafa Doğan KARACOŞKUN
   Mustafa KAYAPINAR
   Mustafa SANCAR
   Nebi HOCAZADE
   Nidayi SEVİM
   Osman SARI
   Özcan ÜNLÜ
   Recep SARIHAN
   Sait ÖZTÜRK
   Selahattin CANSIZ
   Selma ÖZDEN
   Semra Sena GÜRSOY
   Senem GEZEROĞLU
   Sıddık ÖZER
   Sıdıka KENT
   Sinan SARIKAYA
   Suna İŞCEN
   Şehri KARACOŞKUN
   Şeyma KOÇAK
   Şükrü ÜNAL
   Tülay EKİNCİ
   Ümit Zeynep KAYABAŞ
   Üzeyir OK
   Vehbi VAKKASOĞLU
   Yaşar ALPARSLAN
   Yıldız ERASLAN
Anasayfa | Arşiv | Hakkımızda | Abonelik | Reklam | Künye | Bize Ulaşın