Başyazı
   Hutbeler
   Mektubat
   Divan-ı Hulûsi
   Din ve Hayat
   Hulûsi kalb'den
   İlim ve Hayat
   Hatıralar
   Peygamber İklimi
   Edebiyat
   Düşünce
   Şiir
   Röportaj
   Tasavvuf
   Fıkıh
   Gezi
   Kırk Hadis
   Tarih
   İktisat
   Eğitim
   Psikoloji
   Altın Silsile
   Bilim ve Hikmet
   Araştırma
   Güzel İsimler
   Örnek Hayatlar
   Kültür
   Deneme
   Hikaye
   Kültür-Sanat
   Sahabe Albümü
   Portre
   Sûfî Perspektif
   Sağlık
   Aile
   Hayat ve İnsan
   Güncel
   Haber
   Kitaplık
   Çocuklar İçin
   Gönülden İkramlar
   Yayıncıdan
 
  Düşünce   Mehmet Zeki AYDIN
   |Sayı  :117
AHLAKÎ YOZLAŞMANIN ARKA PLANI
"Ahlâkın değişmeyen değerleri vardır¸ bunlar bütün zaman ve mekânlarda geçerlidir: Doğruluk¸ saygı¸ iyilik vb. O hâlde¸ ahlâk eğitimi bir anlamda değerler eğitimidir."

Ahlâk¸ farklı düşüncelere göre farklı değerlendirilmekte ve bu nedenle de farklı tanımlanmaktadır. Kısaca belirtmek gerekirse ahlâk¸ insanın kendisi de dâhil tüm varlıklara karşı görevlerini yerine getirmesi için sahip olması gereken olumlu özelliklerin tümüdür denilebilir.

Ahlâkın konusu insan davranışlarıdır. Ancak insanın her davranışı değil¸ iradeli¸ bilinçli¸ iyi veya kötü olarak nitelendirilebilecek¸ toplum içinde uyması gereken kurallara uygun davranışlarıdır.

Ahlâkın gerekliliği ve önemi konusunda çok şey söylenebilir. Bu konuda söylenebilecek en önemli ve basit söz¸ "Ahlâk olmazsa toplum da olmaz¸ yani insanlar ahlâksız bir arada yaşayamaz." şeklindedir. İnsanlar hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini bildikleri takdirde¸ başkalarının nasıl davranacağı hakkında da güçlü tahminlerde bulunabilir ve böylece güvenlik duygusu içinde yaşarlar. Neyin iyi¸ neyin kötü olduğu hakkında ortak bir anlayış bulunmasaydı¸ insanlar arasında düzen ve huzur yerine tam bir kargaşalık hüküm sürerdi.  Yeni yetişenlere ahlâkî değerlerin öğretilmesi bu bakımdan önem taşır.

Ahlâkın değişmeyen değerleri vardır¸ bunlar bütün zaman ve mekânlarda geçerlidir: Doğruluk¸ saygı¸ iyilik vb. O hâlde¸ ahlâk eğitimi bir anlamda değerler eğitimidir. Diğer taraftan ahlâk anlayışı zamanla¸ toplumdan topluma değişebilir. Konuya evrensel bir açıdan bakıldığı zaman¸ ahlâki anlayışlar birbirlerinden farklı olsalar bile¸ bütün insanlar arasında¸ hepsinin ortak ahlâk anlayışı veya ortak ahlâk duyguları olduğu da görülebilir. Bazı olağan üstü zamanlarda ve geçici durumlarda¸ bazı ülkelerde görülen hâlleri bir yana bırakmak gerekir.

Türkçede "ahlâksız" ve "ahlâk dışı" kelimelerini kullanıyoruz. Bir kişiye¸ "Ahlâksız" dediğimizde onun hiç ahlâkı olmadığını değil¸ kötü huyları olduğunu söylemek istiyoruz. Aynı şekilde¸ "Ahlâk dışı" derken de ahlâkla ilgilenmemeyi veya ahlâkî kurallara aykırı davranmayı kastediyoruz. Buna göre ahlâk dışı davranışlar sergileyenler¸ ahlâkın kendisine karşı olmayıp¸ ahlâkî birtakım ilke ve davranışları yerine getirmemektedirler.

İnsanlar toplu hâlde¸ bir arada yaşamalarına ve huzur istemelerine rağmen¸ bazen toplumdaki diğer bireylerin haklarını hiçe sayabilmekte ve birbirlerine zarar verebilmektedir. Hırsızlık¸ yalancılık¸ dolandırıcılık gibi bir takım ahlâk dışı davranışların bizzat kendileri de huzursuzluğa neden olmaktadırlar. Öyle ki¸ bu ahlâka uymayan davranışları sadece eğitimi ihmal edilmiş insanlarda değil yüksek öğrenim yapmış¸ önemli makamlara kadar ilerlemiş kimselerde de görmek mümkündür. Bu anlamda ahlâk eğitimi¸ ahlâk dışı davranışları yok etmeye ve onların yerine ahlâkî davranışları yerleştirmeye çalışmak işidir. Ancak bu ahlâk dışı davranışları ortadan kaldırmak¸ onları meydana getiren psikolojik ve sosyolojik etkenleri bilmekle mümkündür. İşte bu davranışlara neden olan etkenler şunlardır:

Şefkat Ve Otorite Boşluğu

Anne baba şefkatinden uzak kalan çocuklarda ahlâka uymayan davranışlara daha çok rastlanmaktadır. Bu durum son yıllarda biraz daha artmıştır. Bunun sebebi¸ anne babaların boşanması¸ ayrı şehirlerde oturması¸ kendi işleriyle son derece meşgul olmaları¸ eğlencelerine düşkün olmaları gibi sebeplerdir. Bu durumlar karşısında çocuklar¸ kötü kimselerle arkadaşlık etmekte ve Ahlâki duyguları zayıflamaktadır. İşte bütün bunların temelinde şefkat ve otorite boşluğu vardır.

Aşırı Özgürlük Ve Sorumsuzluk

Ahlâkdışı davranışların çoğalmasındaki diğer bir neden de aşırı özgürlük anlayışı ve sorumluluk bilincinin yetersiz olmasıdır. Özgürlük anlayışı¸ sorumlulukla doğrudan ilişkilidir. Bu ilişki¸ bireylerin yetiştirilmesinde dikkate alınması gereken oldukça önemli bir husustur. 

İnsan¸ dilediği her şeyi yapacak şekilde sınırsız bir özgürlüğe sahip değildir. İnsan¸ davranışlarında serbesttir¸ fakat bu davranışları başkasının özgürlüğüne engel oluyorsa orada o davranışa sınırlandırma getirilir.  Örneğin¸ insan¸ konuşma özgürlüğüne sahiptir¸ ama gıybet etmesi¸ yalan söylemesi¸ bir başkasına kötü söz söylemesi doğru değildir.

 Yoksulluk Veya Aşırı Lüks Hayat

 Ahlâkî bunalımın sebepleri arasında insanların aç kalması¸ yoksulluk içerisinde yaşaması yer alabileceği gibi¸ aşırı lüks ve zevke düşkünlük de buna sebep olabilir. Lüks hayat süren ailelerin bir kısmında şımarık ve laubali yetişen çocuklar¸ büyüdükleri zaman¸ büyüklerine karşı saygısız olabilmekte ve diğer insanlara lâyık olduğu değeri vermemektedirler. Bundan dolayı¸ gerek ailelerde¸ gerek okullarda çocukların sade ve doğal giyinmeleri ve sade bir hayat yaşamaya alıştırılmaları Ahlâk eğitimi açısından çok yararlı olacaktır.

Televizyon Ve İnternet

 Televizyon¸ 20. yüzyılın en büyük buluşlarından biridir. Sesle görüntüyü bir anda evin içine aktaran bu büyülü kutunun büyük küçük birçok kişinin üstünde egemenlik kurduğu bir gerçektir. Günümüzde televizyon gibi birçok olumlu iş gören internet de bazen yanlış davranışlara zemin hazırlayabilmektedir.

Bireysel ve toplumsal çözülmede televizyon etkeni üzerine Karacoşkun[1] şunları söylemektedir: "Genel görünümleri açısından ülkemizdeki ulusal televizyon yayınlarının büyük bir kısmının¸ toplumun değerlerini¸ milli kültürünü koruma¸ yaşatma¸ yeni nesillere doğru şekilde aktarma gibi bir işlev yerine¸ kısa vadeli çıkarlarını gözeterek¸ genelin tamamen yabancı olduğu¸ toplumumuzda çok küçük bir azınlık tarafından benimsenen bir hayat tarzını tüm toplumun bir örneklemi gibi takdim etmekte olduğu görülmektedir. Bu yolla¸ özellikle gençlerle aileleri arasındaki iletişim azalmakta ve kısmen başka nedenlerle varolan bireysel ve toplumsal çözülme hızlanmaktadır." Bu da gösteriyor ki¸ televizyon yanlış amaçlar doğrultusunda kullanıldığında ahlâk dışı davranışlara neden olabilmektedir. 

Televizyonun ahlâkî açıdan bir zararının dokunmaması için televizyon izleme saatlerini kısıtlamak ve programlarda ve filmlerde seçici olmak gerekmektedir. Yoksa televizyon bizi ahlâk dışı davranışlara sürükleyebilir. Yine internet de ahlâksız bir takım davranışlara sapmada bir araç olarak kullanılabilmektedir.

 Gazete¸ Dergi ve CD'ler

 Özellikle bazı gençlerin¸ ya tesadüfen veya her hangi bir kimsenin vasıtasıyla ahlâk açısından tehlikeli diyebileceğimiz bir takım gazete¸ dergi ve CD'ler ellerine geçebilmektedir. Özellikle çocuk ve gençler¸ bunlardan olumsuz etkilenebilmektedir.

Arkadaşlar

 Arkadaş¸ arkadaşı iyi veya kötü yönde etkiler. Birinin iyi veya kötü davranışı diğerinde de görülebilir. Bu etkileşim çok güçlü ve süratlidir.

"Körle yatan şaşı kalkar." diye bir atasözümüz vardır. Bu¸ "Eğer bir kişi yanlış insanla beraber olursa ardından kötü şeyler gelebilir." anlamına gelir. Arkadaşlarından ayrılmamak için çocuklar kötü buldukları bazı işleri yapabilirler. Bunun için çocuğun kötülüğe devam eden kimselerle arkadaşlık etmesine engel olunmalıdır. Fakat bunu yaparken çocuk¸ kötü etkide bulunulduğuna inanılan çocuklarla arkadaşlık ediyorsa¸ onları çocuğun yanında eleştirmek doğru değildir. Bu durumda çocuk¸ bu arkadaşlarına daha çok bağlanabilir.

İşte bütün bu ahlâk dışı davranışlara neden olan etkenleri olumlu yöne yönlendirmek başta anne baba olmak üzere sorumluk taşıyan herkesin görevidir.



[1] M. Doğan Karacoşkun¸ "Bireysel ve Toplumsal Çözülmede Televizyon Etkeni Üzerine Düşünceler" CÜ İlâhiyat Fakültesi Dergisi¸ Sivas 2002¸ c. VI¸ sayı:1¸ s. 232.

|  
Yeni Sayı
Son Sayıyı indirmek için tıklayınız
PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
Çocuk Ekini PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
   A. Şemsettin ATEŞ
   Abdullah DOĞAN
   Abdullah KAHRAMAN
   Abdullah SATOĞLU
   Abdullah ŞANLIDAĞ
   Abdurrahim KARAKOÇ
   Abdülmecit İSLAMOĞLU
   Adil AYDIN
   Ahmet AKGÜNDÜZ
   Ahmet EFE
   Ahmet Süreyya DURNA
   Ahmet Tevfik OZAN
   Ahmet YOZGAT
   Akın DİNDAR
   Ali AKPINAR
   Ali ÇAVUŞOĞLU
   Ali ÖZKANLI
   Ali YILMAZ
   Alim YILDIZ
   Aydın BAŞAR
   Aydın TALAY
   Bayram Ali ÇETİNKAYA
   Bekir OĞUZBAŞARAN
   Bilal KEMİKLİ
   Bülent ÖZCAN
   Bünyamin ERUL
   Cafer KELKİT
   Cemal AĞIRMAN
   Cemil GÜLSEREN
   Dilaver GÜRER
   Durmuş TATLILIOĞLU
   Ekrem KAFTAN
   Ekrem YALBUZ
   ELİFE PLATİN
   Enbiya YILDIRIM
   Enes PALA
   Ergun GÖZE
   Erol ELMAS
   Fatih ÇINAR
   Fatih ERKOÇOĞLU
   Fatih KERİMOĞLU
   Fazıl Ahmet BAHADIR
   Fazlı ARSLAN
   Feyza Nur YILDIRIM
   Feyzi HALICI
   Gürünlü Aşık GÜLHANİ
   Halil GÖKKAYA
   Halil İbrahim ŞİMŞEK
   Hasan Ali GÖKSOY
   Hasan MAHİR
   Hayati OTYAKMAZ
   Hızır İrfan ÖNDER
   Hilal Sebahat ÖZCAN
   Hüseyin ÇALDAK
   Hüseyin PEKER
   İbrahim SARIÇAM
   İbrahim ŞAHİN
   İbrahim YARIŞ
   İdris ŞENGÜL
   İsa KAYACAN
   İsa YAR
   İsmail ÇOLAK
   İsmail PALAKOĞLU
   Kadir KARAMAN
   Kadir ÖZKÖSE
   Kevser BAKİ
   M. Aybike SİNAN
   M. Fatih GENÇ
   M. Halistin KUKUL
   M. İlyas SUBAŞI
   M. Nuri YARDIM
   M. Zeki DUMAN
   M.Nihat MALKOÇ
   Mahmut YEŞİL
   Mehmet AKKUŞ
   Mehmet Emin AY
   Mehmet Nuri YARDIM
   Mehmet SERTPOLAT
   Mehmet TAŞTEMİR
   Mehmet Zeki AYDIN
   Meryem Aybike SİNAN
   Mesude SARI
   Metin ÖZDEMİR
   Mikail ÇOLAK
   Muhammed HALICI
   Muharrem AKIN
   Muhsin ilyas SUBAŞI
   Mukadder Ârif YÜKSEL
   Murat ÇETİN
   Murat ÇOBANOĞLU
   Musa TEKTAŞ
   Mustafa KARA
   Mustafa NUTKU
   Mustafa OĞUZ
   Mustafa ÖNDER
   Mustafa ÖZÇELİK
   Mürsel GÜNDOĞDU
   Nazlı Rana GÜREL
   Necmettin SARIOĞLU
   Necmettin YURTSEVEN
   Nesimi YAZICI
   Neslihan ÇÖREKÇİ
   Nevzat TÜRKTEN
   Nihat DAĞLI
   Nihat MALKOÇ
   Nuran ÖZDEN
   Olcay YAZICI
   Osman BAYMAK
   Rabia BARIŞ
   Ramazan ALTINTAŞ
   Ramazan DURANOĞLU
   Ramazan YILDIZ
   Raziye SAĞLAM
   Resul KESENCELİ
   Rıdvan MIHOĞLU
   Rıfat ARAZ
   Rıfkı KAYMAZ
   Rukiye AYDOĞDU
   Sadık YALSIZUÇANLAR
   Sait ÖZER
   Salih Cenap BAYDAR
   Sebahaddin ATEŞ
   Sefa SAYGILI
   Sencer ÖNDEROĞLU
   Sıdıka & Mesude SARI
   Sırrı ER
   Şevki SAKA
   Taha YILDIZ
   Tayyip SALİH
   Tolga ÇEVİK
   Umut BULUT
   Ümit Fehmi SORGUNLU
   Vedat Ali TOK
   Yaşar ÖZKAN
   Yavuz Bülent BÂKİLER
   Yunus GÜLDEMİR
   Yusuf AKYÜZ
   Yusuf Coşkun BENEFŞE
   Yusuf HALICI
   Zafer ŞIK
   A. Ali YILMAZ
   Abdulaziz HATİP
   Adem GÜVEN
   Adem SOLAK
   Ahmet BEYOĞLU
   Ahmet Mahir PEKŞEN
   Ahmet UĞUR
   Ahmet YILDIRIM
   Ali Osman BAŞKURT
   Ali Osman ÖZCAN
   Ali Rıza MALKOÇ
   Arif Nihat ASYA
   Âşık Osman FEYMÂNÎ
   Âşık Şeref TAŞLIOVA
   ATALAY YÖRÜKOĞLU
   Aydın ADİLOĞLU
   Ayhan BİNGÖL
   Ayşe Benek KAYA
   Bahtiyar ASLAN
   Bestami YAZGAN
   Ekrem YALBUZ
   Emine BUDAK
   Ender YILMAZ
   Engin TÜTÜNCÜ
   Enis TABAK
   Fatma UÇARLAR
   Halil ATALAY
   Halit ÖZDÜZEN
   Halit YILDIRIM
   Hanifi KARA
   Hatice Aksu
   Hatice Cemile AYDIN
   Hatice SEZER
   Hilda SARICA
   Hüseyin KAYA
   İ.Bekir TEZ
   İbrahim AKIN
   İbrahim ARPACI
   İbrahim BALCIOĞLU
   İsmail ÇALIŞKAN
   Leyla KANVEREN
   M. Ali KÖSEOĞLU
   M. Emin KARABACAK
   Mehmet Akif İNAN
   Mehmet ÇALIK
   Mehmet DERE
   Mehmet SOYSALDI
   Melike GÜNYÜZ
   Mevlüt ÖZDEN
   Muammer YILMAZ
   Murat DEMİR
   Murat SERDAR
   Musa TAKÇI
   Mustafa AKYOL
   Mustafa Doğan KARACOŞKUN
   Mustafa KAYAPINAR
   Mustafa SANCAR
   Nebi HOCAZADE
   Nidayi SEVİM
   Osman SARI
   Özcan ÜNLÜ
   Recep SARIHAN
   Sait ÖZTÜRK
   Selahattin CANSIZ
   Selma ÖZDEN
   Semra Sena GÜRSOY
   Senem GEZEROĞLU
   Sıddık ÖZER
   Sıdıka KENT
   Sinan SARIKAYA
   Suna İŞCEN
   Şehri KARACOŞKUN
   Şeyma KOÇAK
   Şükrü ÜNAL
   Tülay EKİNCİ
   Ümit Zeynep KAYABAŞ
   Üzeyir OK
   Vehbi VAKKASOĞLU
   Yaşar ALPARSLAN
   Yıldız ERASLAN
Anasayfa | Arşiv | Hakkımızda | Abonelik | Reklam | Künye | Bize Ulaşın