Başyazı
   Hutbeler
   Mektubat
   Divan-ı Hulûsi
   Din ve Hayat
   Hulûsi kalb'den
   İlim ve Hayat
   Hatıralar
   Peygamber İklimi
   Edebiyat
   Düşünce
   Şiir
   Röportaj
   Tasavvuf
   Fıkıh
   Gezi
   Kırk Hadis
   Tarih
   İktisat
   Eğitim
   Psikoloji
   Altın Silsile
   Bilim ve Hikmet
   Araştırma
   Güzel İsimler
   Örnek Hayatlar
   Kültür
   Deneme
   Hikaye
   Kültür-Sanat
   Sahabe Albümü
   Portre
   Sûfî Perspektif
   Sağlık
   Aile
   Hayat ve İnsan
   Güncel
   Haber
   Kitaplık
   Çocuklar İçin
   Gönülden İkramlar
   Yayıncıdan
 
  Eğitim   Mehmet Zeki AYDIN
   |Sayı  :114
AİLE REİSİ OLARAK PEYGAMBERİMİZ (S.A.V)
"Peygamberimizin (s.a.v) çocukları birbirlerini çok severlerdi. Vakitlerini birlikte geçirirler¸ kendi aralarında oyunlar oynarlardı. Peygamberimiz (s.a.v)¸ ailesinde sevinç ve neşenin hâkim olmasını isterdi."

Hz. Peygamber¸ peygamber olmasına rağmen bizim gibi bir insandı. Bir insan olarak o da diğer insanlar gibi hayatı boyunca birçok sıkıntı ve güçlükle karşılaşmıştır. Kimi zaman üzülmüş¸ kimi zaman sevinmiştir.  İşte bütün bu durumlarda duygularını eşi ve çocuklarıyla paylaşmıştır. Mesel⸠çocukları dünyaya gelince sevinmiştir. Yedi çocuğundan altısının kendisinden önce ölmesine çok üzülmüştür. Her bir ölüm olayına aile bireyleri hep birlikte üzülmüşlerdir. Aile bireylerinden hastalanan olduğunda el birliği ile yardımcı olmuşlardır. Tedavisi için bütün aile çaba sarf etmiştir.

O dönemlerde bazı yıllarda kuraklık nedeniyle kıtlıklar olmuştu. Gıda maddeleri ve hayvan yiyecekleri bulunamayan bu yıllarda sıkıntılar peygamber ailesince paylaşılmıştı. Bu kuraklık anlarında¸ şikâyet edilmemiş¸ sıkıntılara el birliği ile karşı konulmuştur.

Peygamberimizin (s.a.v) çocukları birbirlerini çok severlerdi. Vakitlerini birlikte geçirirler¸ kendi aralarında oyunlar oynarlardı. Peygamberimiz (s.a.v)¸ ailesinde sevinç ve neşenin hâkim olmasını isterdi. Bunun için aileyi neşelendirecek¸ onların hoşuna gidecek işler yapardı. Kızlarının evliliklerinde hep birlikte sevinmişler¸ mutlu olmuşlardır.

Konukseverlik¸ bir çeşit sevgi¸ saygı ve fedakârlık göstergesidir. Bunu en açık biçimde Efendimizin yaşantısında görmemiz mümkündür. Peygamberimiz (s.a.v)¸  çok misafirperver bir insandı. Ona her taraftan çok sayıda insanlar gelirdi. Gelen misafirlere bizzat kendisi hizmet ederdi.

Hz. Peygamber'in ailesine gelen misafirler hiçbir zaman yük olarak görülmemiştir. Gelen misafirlerden kimse rahatsızlık duymamıştır. Efendimiz misafir konusunda hiç ayrım yapmamıştır. Onun ailesinde¸ gelen misafir hangi din ve ırktan olursa olsun kendilerine ikramda bulunulmuştur. Aynı şekilde zengin¸ yoksul¸ dul¸ öksüz ve yetim bütün gelenler misafir edilmişlerdir. O¸ sık sık kimsesiz ve yoksulları evine davet eder yemek yedirirdi. Aynı şekilde evde yapılan yemeklerden muhtaçlara göndermiştir.

Peygamberimiz (s.a.v)¸ her zaman yardımsever davranmış ve bunu bütün Müslümanlara tavsiye etmiştir. Kendisinden nakledilen bir hadis şöyledir: "Allah'a ve âhiret gününe inanan¸ misafirlerine ikram etsin."[1]

Bir gün¸ peygamberimizin (s.a.v) kapısına bir ihtiyaç sahibi geldi. O anda evde ona verecek bir şey yoktu. Komşularından yarım ölçek buğday ödünç aldı ve ihtiyaç sahibine verdi. Bir defasında bir alacaklı¸ alacağını istemeye gelince¸ Efendimiz eşine şöyle dedi: "Ona bir ölçek buğday veriniz. Yarısı borcumuz için¸ diğer yarısı ise bizim ikramımız olsun."[2]

Efendimiz insanların en cömerdiydi. Kendisinden bir şey isteyen hiç kimseyi boş çevirmemiştir. Bir gün peygamberimize¸ bir parça kumaş hediye edilmişti. Buna ihtiyacı da vardı. Yanına oturanlardan biri "Bu ne iyi kumaş." deyince¸ peygamberimiz (s.a.v)¸ kumaşı ona bıraktı.[3]

Efendimizin ailesinde israf yapmamaya özen gösterilirdi. Çünkü israf gereksiz yere harcamak¸ saçıp savurmaktır; bu nedenle Allah tarafından yasaklanmıştır. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyacı kadar faydalanmak gerekir. Peygamberimize göre¸ hangi konu olursa olsun¸ sınırı aşmak¸ ölçüsüz hareket etmek israftır. Yüce Allah da¸ "Yiyiniz¸ içiniz¸ israf etmeyiniz."[4] buyurarak israfı yasaklamıştır.

Efendimiz çok sade bir hayat sürdürmüştür. O¸ gençliğinde ve Hz. Hatice ile evlendikten sonra¸ ticaret yapmış ve varlıklı bir aile hâline gelmiştir. Buna rağmen o hiçbir zaman sade yaşantısını terk etmemiştir. Onun kıyafetleri¸ sade ve gösterişten uzaktı. Ev eşyaları konusunda da israftan sakınırdı. Onun evine¸ ihtiyaç olmayacak eşyalar satın alınmaz¸ ihtiyaç olan eşyalar kullanılırdı. Yiyecekler konusunda da israftan sakınılırdı. Evdeki ekmek artıkları atılmaz¸ mutlaka değerlendirilirdi. Yemekler israf edilmez¸ sofrada fazla çeşit bulundurulmazdı. Kızı Fatma'nın düğünü çok sade olmuş¸ lüks ve israftan kaçınılmıştır. 

Bir gün peygamberimiz (s.a.v)¸ sahâbîlerden birinin abdest alırken suyu israf ettiğini görür. "Bu israf nedir?" diye sorar. Bunun üzerine sahâbî¸ "Abdestte israf olur mu?" diye karşılık verir. Peygamberimiz: "Evet¸ akan bir nehrin kenarında bile olsan¸ normal bir miktarın üzerinde su kullanman israf olur." buyurur.

Aile ve akrabamızdan sonra bize en yakın olanlar komşularımızdır. Efendimizin ailesinde komşuluk ilişkilerine önem verilirdi. Onlar¸ komşularına karşı nâzik ve kibar davranmışlardır. Komşularla ilişkilerde daima saygılı olmuşlar¸ karşılaştıklarında hâl ve hatırlarını sormuşlardır. Evde yaptıkları yemeklerden komşulara da göndermişlerdir. İnsanlara yardım etmede önceliği komşulara vermişlerdir.

Peygamberimiz (s.a.v)¸ komşu hakları ile ilgili olarak şu uyarıda bulunmuştur: "Allah'a ve âhiret gününe inanan komşusuna eziyet etmesin."[5] Komşuya eziyet etmemek yeterli değildir¸ iyilik etmek de önemlidir. Peygamberimiz (s.a.v)¸ "Allah'a ve âhiret gününe inanan¸ komşusuna iyilik etsin." [6] buyurmuştur.

Komşularımıza karşı görevlerimiz; iyilik yapmak¸ onları incitmemek veya zarar vermemektir. Komşuların birbirlerine karşı ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini soranlara Peygamberimiz (s.a.v)¸ "Hastalanınca geçmiş olsun ziyareti yap¸ ölüsü olunca cenazesine git¸ borç isterse ver¸ ihtiyaç içindeyse gider¸ mutluluklarını paylaş¸ acılarında tesellî et¸ izni olmadan binanı onunkinden fazla yükseltme¸ onu rahatsız etme¸ bir meyve aldığında ona da ver. Vermiyorsan onu gizli al ve özendirmemek için çocuklarının onu açığa çıkarmasına izin verme."[7] tavsiyelerinde bulunmuştur.

Bir defasında¸ eşi Hz. Ayşe¸ peygamberimize gelerek¸ "İki komşum ve bir hediyem var. Hediyeyi hangisine vereyim?" diye sordu. Peygamberimiz (s.a.v)¸ "Kapısı daha yakın olana ver." buyurdu.[8]

Öksüzler ve yoksullar korunmaya¸ gözetilmeye muhtaç insanlardır. Peygamberimiz (s.a.v)¸  her zaman etrafındaki yoksul insanlarla¸ yetim çocuklarla ilgilenmiş¸ onlara yardım etmiş ve onları koruyup gözetmeyi tavsiye etmiştir. Öksüzlerin yalnız kendilerini değil¸ onlara ait malları da korumak gerekir. Bununla ilgili Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına yaklaşmayınız."[9]

Peygamberimiz (s.a.v)¸ nerede bir öksüz görse¸ yanına gider¸ saçlarını okşar ve onu severdi. Hatta bir gün¸ ağlayan bir öksüz çocuğa rastlamış¸ onu evine götürerek yemek yedirmiş ve üstünü temizlemiştir. Daha sonra da bu çocuğu evlat edinmiştir.[10]

Hz. Peygamber'in ailesinde öksüz ve yoksullar en iyi şekilde karşılanırdı. Zekât ve sadaka verirken bunların onurlarını kırmamaya özen gösterilmiştir. Evlerine konuk çağırdıklarında¸ aralarında mutlaka yoksullar bulunmuştur. Bu konuda o şöyle buyurmuştur: "Müslümanların evleri arasında en iyi ev¸ içinde kendisine iyi davranılan öksüz bulunan evdir. En kötüsü de içinde öksüz bulunup da kendisine kötü davranılan evdir."[11]

Peygamberimizin (s.a.v)¸ öksüzlere karşı davranışının en güzel örneğini¸ ünlü sahâbî Enes bin Malik'e karşı davranışlarında görüyoruz. Küçük Enes¸ on yaşındayken peygamberimizin (s.a.v) evinde kalmaya başladı ve vefatına kadar ona hizmet etti. Peygamberimiz (s.a.v)¸ Enes'e her zaman çok iyi davranmıştır. Aynı şekilde diğer aile bireylerinin de ona iyi davranmalarını istedi. Bir defasında¸ bir hatasından dolayı Enes'i uyarmak isteyen eşine¸ "Bırakın çocuğu." diyerek müdahale etmiştir.[12] 

Peygamberimizin (s.a.v) ailesinde çocuklarına¸ torunlarına¸ hanımlarına karşı güzel davranışları bizlere de örnek olmalıdır.

 

 



[1] Buhârî¸ Edep¸ s. 31.

[2] Afzalur Rahman¸ Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi)¸ c.3¸ s.257.

[3] Diyanet İslâm İlmihâli¸ s.540.

[4] 7/A'râf¸  31.

[5] Diyanet¸ İslâm İlmihâli¸ s.484.

[6] Diyanet¸ İslâm İlmihâli¸ s.485.

[7] Afzalur Rahman¸ Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi)¸ c.3¸ s.242.

[8] Buhârî¸ Edep¸ s.32.

[9] 6/En'am¸ 152.

[10] Peygamberimiz Çocuklarla¸ D.İ.B. Yayınları¸ s.5-11.

[11] İbn Mâce¸ Sünen¸ c.1¸ s.251.

[12] Buhârî¸ Sahihî Buharî ve Tercümesi¸ c.3¸ s.195.

|  
Yeni Sayı
Son Sayıyı indirmek için tıklayınız
PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
Çocuk Ekini PDF formatında indirmek için Tıklayınız.
   A. Şemsettin ATEŞ
   Abdullah DOĞAN
   Abdullah KAHRAMAN
   Abdullah SATOĞLU
   Abdullah ŞANLIDAĞ
   Abdurrahim KARAKOÇ
   Abdülmecit İSLAMOĞLU
   Adil AYDIN
   Ahmet AKGÜNDÜZ
   Ahmet EFE
   Ahmet Süreyya DURNA
   Ahmet Tevfik OZAN
   Ahmet YOZGAT
   Akın DİNDAR
   Ali AKPINAR
   Ali ÇAVUŞOĞLU
   Ali ÖZKANLI
   Ali YILMAZ
   Alim YILDIZ
   Aydın BAŞAR
   Aydın TALAY
   Bayram Ali ÇETİNKAYA
   Bekir OĞUZBAŞARAN
   Bilal KEMİKLİ
   Bülent ÖZCAN
   Bünyamin ERUL
   Cafer KELKİT
   Cemal AĞIRMAN
   Cemil GÜLSEREN
   Dilaver GÜRER
   Durmuş TATLILIOĞLU
   Ekrem KAFTAN
   Ekrem YALBUZ
   ELİFE PLATİN
   Enbiya YILDIRIM
   Enes PALA
   Ergun GÖZE
   Erol ELMAS
   Fatih ÇINAR
   Fatih ERKOÇOĞLU
   Fatih KERİMOĞLU
   Fazıl Ahmet BAHADIR
   Fazlı ARSLAN
   Feyza Nur YILDIRIM
   Feyzi HALICI
   Gürünlü Aşık GÜLHANİ
   Halil GÖKKAYA
   Halil İbrahim ŞİMŞEK
   Hasan Ali GÖKSOY
   Hasan MAHİR
   Hayati OTYAKMAZ
   Hızır İrfan ÖNDER
   Hilal Sebahat ÖZCAN
   Hüseyin ÇALDAK
   Hüseyin PEKER
   İbrahim SARIÇAM
   İbrahim ŞAHİN
   İbrahim YARIŞ
   İdris ŞENGÜL
   İsa KAYACAN
   İsa YAR
   İsmail ÇOLAK
   İsmail PALAKOĞLU
   Kadir KARAMAN
   Kadir ÖZKÖSE
   Kevser BAKİ
   M. Aybike SİNAN
   M. Fatih GENÇ
   M. Halistin KUKUL
   M. İlyas SUBAŞI
   M. Nuri YARDIM
   M. Zeki DUMAN
   M.Nihat MALKOÇ
   Mahmut YEŞİL
   Mehmet AKKUŞ
   Mehmet Emin AY
   Mehmet Nuri YARDIM
   Mehmet SERTPOLAT
   Mehmet TAŞTEMİR
   Mehmet Zeki AYDIN
   Meryem Aybike SİNAN
   Mesude SARI
   Metin ÖZDEMİR
   Mikail ÇOLAK
   Muhammed HALICI
   Muharrem AKIN
   Muhsin ilyas SUBAŞI
   Mukadder Ârif YÜKSEL
   Murat ÇETİN
   Murat ÇOBANOĞLU
   Musa TEKTAŞ
   Mustafa KARA
   Mustafa NUTKU
   Mustafa OĞUZ
   Mustafa ÖNDER
   Mustafa ÖZÇELİK
   Mürsel GÜNDOĞDU
   Nazlı Rana GÜREL
   Necmettin SARIOĞLU
   Necmettin YURTSEVEN
   Nesimi YAZICI
   Neslihan ÇÖREKÇİ
   Nevzat TÜRKTEN
   Nihat DAĞLI
   Nihat MALKOÇ
   Nuran ÖZDEN
   Olcay YAZICI
   Osman BAYMAK
   Rabia BARIŞ
   Ramazan ALTINTAŞ
   Ramazan DURANOĞLU
   Ramazan YILDIZ
   Raziye SAĞLAM
   Resul KESENCELİ
   Rıdvan MIHOĞLU
   Rıfat ARAZ
   Rıfkı KAYMAZ
   Rukiye AYDOĞDU
   Sadık YALSIZUÇANLAR
   Sait ÖZER
   Salih Cenap BAYDAR
   Sebahaddin ATEŞ
   Sefa SAYGILI
   Sencer ÖNDEROĞLU
   Sıdıka & Mesude SARI
   Sırrı ER
   Şevki SAKA
   Taha YILDIZ
   Tayyip SALİH
   Tolga ÇEVİK
   Umut BULUT
   Ümit Fehmi SORGUNLU
   Vedat Ali TOK
   Yaşar ÖZKAN
   Yavuz Bülent BÂKİLER
   Yunus GÜLDEMİR
   Yusuf AKYÜZ
   Yusuf Coşkun BENEFŞE
   Yusuf HALICI
   Zafer ŞIK
   Abdulaziz HATİP
   Adem GÜVEN
   Adem SOLAK
   Ahmet BEYOĞLU
   Ahmet Mahir PEKŞEN
   Ahmet UĞUR
   Ahmet YILDIRIM
   Ali Osman BAŞKURT
   Ali Osman ÖZCAN
   Ali Rıza MALKOÇ
   Arif Nihat ASYA
   Âşık Osman FEYMÂNÎ
   Âşık Şeref TAŞLIOVA
   ATALAY YÖRÜKOĞLU
   Aydın ADİLOĞLU
   Ayhan BİNGÖL
   Ayşe Benek KAYA
   Bahtiyar ASLAN
   Bestami YAZGAN
   Ekrem YALBUZ
   Emine BUDAK
   Ender YILMAZ
   Engin TÜTÜNCÜ
   Enis TABAK
   Fatma UÇARLAR
   Halil ATALAY
   Halit ÖZDÜZEN
   Halit YILDIRIM
   Hanifi KARA
   Hatice Aksu
   Hatice Cemile AYDIN
   Hatice SEZER
   Hilda SARICA
   Hüseyin KAYA
   İ.Bekir TEZ
   İbrahim AKIN
   İbrahim ARPACI
   İbrahim BALCIOĞLU
   İsmail ÇALIŞKAN
   Leyla KANVEREN
   M. Ali KÖSEOĞLU
   M. Emin KARABACAK
   Mehmet Akif İNAN
   Mehmet ÇALIK
   Mehmet SOYSALDI
   Melike GÜNYÜZ
   Mevlüt ÖZDEN
   Muammer YILMAZ
   Murat DEMİR
   Murat SERDAR
   Musa TAKÇI
   Mustafa AKYOL
   Mustafa Doğan KARACOŞKUN
   Mustafa KAYAPINAR
   Mustafa SANCAR
   Nebi HOCAZADE
   Osman SARI
   Özcan ÜNLÜ
   Recep SARIHAN
   Sait ÖZTÜRK
   Selahattin CANSIZ
   Selma ÖZDEN
   Semra Sena GÜRSOY
   Senem GEZEROĞLU
   Sıddık ÖZER
   Sıdıka KENT
   Sinan SARIKAYA
   Suna İŞCEN
   Şehri KARACOŞKUN
   Şeyma KOÇAK
   Şükrü ÜNAL
   Tülay EKİNCİ
   Ümit Zeynep KAYABAŞ
   Üzeyir OK
   Vehbi VAKKASOĞLU
   Yaşar ALPARSLAN
   Yıldız ERASLAN
Anasayfa | Arşiv | Hakkımızda | Abonelik | Reklam | Künye | Bize Ulaşın